ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 23-09-2007, 18:13   #1
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,469
Varsayılan Yedi Kapı,Yedi Hal...

Sosyal, kültürel ve teknolojik gelişmelerle insanın hayata bakışını daha anlamlı kılabilme ve böylece mutlu insan modelini etkin bir biçimde hayata geçirebilme çabaları Modernizm’in insanlığa vaat ettikleri arasındaydı.

Vaat edilen gerçekleşmedi.

Özgürleştiğini düşündükçe kendine yabancılaşan insan, hayatı ve varlığı anlamsız görmeye başladı. Şimdilerde derinden hissedilen bu yokluk yani “anomi”, mutsuz insanların “anlamsızlık hastalığı” olarak Modernizm’in insanlığa kazandırdıkları arasında.

Bireysel gelişimi sekteye uğratan anlamsızlık salgınına psikiyatri onarıcı bir çözüm bulamadığı gibi böyle bir sürecin yaşanmamasıyla ilgili herhangi bir öneri de sunamadı. Zira modern psikoloji “ben-merkezci” yapısıyla, kainatı dışsal bir nesne olarak algılıyor, insanı evrenin dışına itiyordu. Oysa insan bir mikro evrendi. Bu hakikatin farkına varabilmek içinse perdeleri birer birer kaldırmak gerekiyordu. İşte tam bu noktada tasavvuf “insanla alem arasındaki yabancılaşmanın düğümünü çözmek, onu mutsuz kılan sebepleri ortaya çıkarmak, insanın kendini dinlemesini sağlayarak ruhundaki hakikati bulmasına yardımcı olmak ve böylece çağın hastalığını yenebilmek” maksadıyla onu bir yolculuğa davet etti.

Bu yolculuk insanın kendine, kaybettiklerine ve içinde taşıdığı hakikate varan, uzun ve bu sebeple de sabır gerektiren bir yolculuk.

Bu yolculuğa karar veren ve yola çıkan yolcunun iki önemli ödevi var. Bunlardan biri şimdiki durumunun farkına varmak, erimek, yok olmak (fena), bir diğeri ise yeniden doğmak (beka).

Sevilenle kurulan bir kurbiyet anı fenadan bekaya erme makamıdır. Ona şah damarından daha yakın olan, ilahi sevgiyi bulmak için insana, kendi içine bakmasını söylemiştir.

“Kendini bilen, Rabbini bilir” değil midir?

Bütün örtüleri tek tek kaldıran kutlu yolcu, murakabe ve muhasebe ile nefsini yoklarken yol boyunca bin bir türlü meşakkatle karşılaşır. Yılmadan devam eden yolculuk, yolcuyu o çok arzuladığı hedefe ulaştırır: HİÇ’liğe.

Çokluktan yokluğa, yokluktan varlığa ulaşmak için insanın nefis terbiyesine ihtiyacı vardır. Nefis terbiyesi ise bu yolculuğun genel adı. Yolcunun yol boyu hissettiği duygulara ve karşılaştığı ruhi durumlara “hal”, yolun duraklarının her birine de “makam” dersek; yolcu; yedi ayrı halden yedi ayrı makamdan, yedi ayrı kapıdan geçer.

Nefsini kul imbiğinden süzer.

Tövbe kapısında gerçekle yüzleşir. Taşıdığı nefs-i emmaredir. Kendini görür, pişman olur.

Vera makamında havf ve reca arasında döner durur. Nefs-i levvamede kınar kendini. Kor olur.

Cüneyd-i Bağdadi’nin “Elin dünya malından, kalbin tamahkarlıktan azad olması” şeklinde tanımladığı zühd makamı, nefs-i mülhimenin elinde, dünyayı özlemekten ve arzulamaktan vazgeçiştir. Ölmektir.

Dördüncü makam, Fakr makamıdır ki yolcu “Ol”makla, “sahip olmak” arasında tercihini yapmış mutmain bir nefs taşır. Sukunettedir.

Yolcu ilerler, İblis engeller. Yolcuya sabretmek, nefse razı olmak düşer. Gönül rızadadır.

Tevekkül makamında şartsız ve mutlak bir güven vardır Rabbe. Hudutsuz bir merhametten beslendiğimizi duyumsamaktır. Şükretmektir.

Yedinci kapının ardında sessizlik. “Kahrın da hoş lütfun da” dedirten makam. Yolcu, insan-ı kamildir artık.

Yol biri için biterken, diğeri için başlar her defasında. Bitirmek nasibinde olmayıversin birinin, hayatın içinde dönüp durur pervasızca.

Ya sen,

Ya ben,

Ya biz.

Biz çıktık mı ki bu yolcuğa ?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-01-2008, 18:44   #2
Albay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,158
Varsayılan

Yılmadan devam eden yolculuk, yolcuyu o çok arzuladığı hedefe ulaştırır: HİÇ’liğe.
****************

hiçlikteki varlığı bulabilsek yolculuk mutlu sonla noktalanacak ama...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-2008, 19:42   #3
elifrize
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Allah bizleri nefsimin terbiye edenlerden eylesin.En azindan tövbe edip pismanlik duyan onun sifatini mutmain sifatina cikarmaya ugrasan nefislerden eylesin.Allah razi olsun cok güzel konu acmissin bu yola giripte nefisini terbiye eden kullardan olmayi nasip etsin Rabbim bizlere.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-01-2008, 02:22   #4
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,470
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi elifrize Mesajı Göster
Allah bizleri nefsimin terbiye edenlerden eylesin.En azindan tövbe edip pismanlik duyan onun sifatini mutmain sifatina cikarmaya ugrasan nefislerden eylesin.Allah razi olsun cok güzel konu acmissin bu yola giripte nefisini terbiye eden kullardan olmayi nasip etsin Rabbim bizlere.
Amin inşallah ablacim! can-û gönülden "amin" duana
Tuana'cim eline saglik,Allah razi olsun... çok güzel bir paylaşim,zira çok ama çok ihtiyacimiz olan şeyler bu 7 kapidan girebilmek!Anahtarlarina öncelikle ulaşmayi ve o kapilari açabilmeyi,ardindan bu yedi kapidan girebilmeyi nasip etsin Allah c.c. Hâl de inşallah kapinin ardindaki ışıktir! Rabbimiz nasip etsin o ısıga-nura kavuşmayi bizlere
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-01-2008, 19:58   #5
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 30
Varsayılan

Nefis. Nefis öyle birşeydirki ona hakim olan en güzel mutluluğa ermiş demektir.Çünkü nefsine hakim olamayanlar hüsrana uğrayanlardır. İnşallah Allah nefsine hakim olan ve tevbesini gereğince yerine getiren kullarından eylesin. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 03:58


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats