ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 16-10-2007, 21:12   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan En iyi arkadaşım ...

Es Selamu Aleykum Ve Rahmetullah...

Gecenin karanlığında "ben geldim" dedi bundan yaklaşık 1 sene önce. O zaman bir harap halde oturuyordu sedirde. Geceye bakıyordu sanki o harap olmuş kalbiyle birşey görecekmiş gibi...

O sesle irkildi. Sağına baktı soluna baktı kimseyi göremedi. Gözyaşlarını sildi belki gözünü perdeliyordur diye düşündü. Hayır gene kimse yoktu peki bu ses neydi.

Bu sonraki günlerin ve gecelerin habercisi idi. Zİra artık her gece aynı sesi işitmeye başlamıştı. "Ben geldim" "Ben geldim" "Ben geldim"

Sonradan farkına vardı ki bu kendiydi. Yani yalnızlığı. Artık kendiyle başbaşa kalmıştı. İnsanlar harap etmişti onu. Her yandan gelen darbeler yeni bir darbenin habercisi gibi saldırmıştı sanki ona ve kalbine. Artık onu dinleyen onu anlayan söylediklerini yapan eleştirmeyen menfaat beklemeyen dünya ile alakası olmayan vehakeza biri vardı oda yalnızlığı.

Hayatı hep bir aşama halinde idi. Gaflet hayatı hidayet samimiyet ve yalnızlık....Bu onun bilmesi gereken birşeydi. Yalnızlık aşkın sevmenin sonucu idi. Aşık olmak isteyen sevgi isteyen önce yalnızlığını sevicek. Zira Allah c.c. herkesden daha çok kıskançtır. Kalbinde başka sevgi aşk istemez. O bunu öğrenmişti zira yazlnılığı bir sohbetinde bunu söylemişti ona. Aşık insan yalnız olur diye. Zira hangi kul onu anlayabilirdi yalnızlığından başka.


Hiç itiraz etmedi bu yeni haline hatta çok seviyordu. Zira artık o aşkdan ve Zat'a olan sevgiden başka birşey istemiyordu. Herkes ona belki değişik gözle bakıyordu ama bilmiyorlardı ki o zahirde gören gözlerini yitirmişti. Gördüğü sadece yalnızlığı idi. Yalnzılık bir basamak olarak kullanılırsa güzeldir ve doğrudur. Allah c.c. ulaşmak için bir basamaktır...

Aşıkların hepsi yalnız idi. Hz.Mevlana k.s. Hallac k.s. Şems-i Tebrizi k.s. Vehakeza daha nice aşıklar...

Her gece aynı yerde buluşur dertleşirdi. Hakikatleri dinler anlamaya çalışırdı. Bir gece bir kelam etti yalnızlığı ona. Bu aşk bu sevgi o kadar büyüktür ve o kadar küçüktür ki bilemezsin. Dedim ki söylediğin bu kelamlar birbirine zıt hikmeti nedir. Dedi ki O kadar büyüktür ki başka hiçbir aşkı sevgiyi kabul etmez ezer geçer ve o kadar küçüktür ki kulun bir kalbine sığar. Dedim ki bu çok hikmetli bir söz İnşAllah anlayanlardan olucam.

Bana bir nasihat ver dedim. Aşk ve sevginin anahtarı dünyada dedi. Nasıl dedim dünyaya olan ilgin alakan azaldıkça RAHMAN olan muhabbetin artmaya başlar. DÜnyaya olan bağın artarsa da RAHMAN a olan Muhabbetin azalır dedi. O zaman dedim bu işin sırrı dünyadan çekilmek aynen öyle dedi...

Allah c.c. a olan aşk yalnızlık çemberinden geçer. Bir nevi imtihan gibidir. Yalnızlığı dinlemek gerek ne diyor ne istiyor ne öğütlüyor. Zira yalnızlıkda saflık vardır huzur vardır huşuluk vardır tefekkür vardır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-10-2007, 21:04   #2
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
Varsayılan Ynt: En iyi arkadaşım ...

Aleyküm selamm..

Allah c.c. a olan aşk yalnızlık çemberinden geçer. Bir nevi imtihan gibidir. Yalnızlığı dinlemek gerek ne diyor ne istiyor ne öğütlüyor. Zira yalnızlıkda saflık vardır huzur vardır huşuluk vardır tefekkür vardır.

evet.. çok güzel yazıydı ellerine sağlık..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-10-2007, 21:20   #3
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan Ynt: En iyi arkadaşım ...

Es Selamu Aleykum Ve Rahmetullah eyvallah kardeşim ...

Bir sırdaşdı belki bir ışık belki belki de onun Mürşidiydi yol göstericisiydi. Bilirmisiniz ki Üveys Karani r.a. neden dağlara çıkmış neden çobanlığı seçmiş. Böyle büyük bir zat nasıl kendini bu derecelere çıkarmış.

Bir gece ki hayatındaki her geceden biriydi sadece, yatsıyı bekliyordu evinin arkasında. Arka bağına bakan taşlıkda karanlıkda anasıyla yemeklerini yedikden sonra çayalrını içiyorlardı.

Arkasına yaslandı belki bir bekleyişi vardı acaba o sesi duyacakmıydı tekrar "Ben geldim" diyecekmiydi. Annesi içeri gidince bekleyişi bir kat daha arttı. Derken Allah c.c. ın o güzel selamıyla o nidayı o işitti tekrar sevindi mutluydu zira.

Bu zahirde bir görüşme değildir insanda olan Batıni halin binlerce sırri vardır. Yeter ki bir gece karanlığında sessizliğin içinde insanlardan ve hayatdan uzakda dinlemesini bilelim.

Üveys Karaniyi r.a. sordu kendince. Biliyordu ki cevabı verecek tek oydu. Sonra anlatmaya başladı; Dedi ki, aynen size sorduğu gibi "Üveys Karani r.a. neden dağlara çıkmış neden çobanlığı seçmiş" bende bunu merak ediyorum dedi yalnızlığına...Sonrası mı sonrasını kendinden dinleyelim...

İnsanların arasında binlerce tuzak bu tuzakların içinde binlerce vesvese vardır. Kul eğer kemale ermemişse bu tuzakların hepsinden kaçamaz. Birine mutlaka takılır ve takıldığı anda şeytan o vesveseleri işlemeye başlar.

Dedi ki bunun neticesi nedir peki;

Neticesi; her vesvese kalbe inen bir oktur. Dünyaya her meşguliyetde kalbde oluşan bir siyah noktadır..Ama dedi senin bu söylediğin Sünnete ters değilde biraz uzak kaçmıyor mu?

Dedi ki;

Sünnet-i Seniye ye yapışan hayatını kurtarır ve saadete erer. Resulullah Efendimiz s.a.v herkesin anlayacağı tarzda bir yaşam sürmemizi emretti bize. Lakin benim sana söylediğim saadetin çok üstünde olan bir hal bu aşk halidir ve herkese nasip değildir zaten İlhamla gelir bu. Allah c.c. a yakınlaşmak istiyorsan sana helal olanlarıda bırakacaksın bırakacaksın ki onlara ilgin alakan kalmasın yoksa kötülüğünden değildir bu.

Peki dedi dünyaya olan alakan ne kadar olmalı;

Kısa cevap verdi. Sadece o gün yiyeceğin yemek kadar. Birden evine ve odasına baktı Elhamdülillah dedi sadece mutfak orda biraz sıkıntısı var gibiydi. Yalnızlığıda anlamıştı bu üzüntüsünü haline şükret oda yavaş yavaş gider merak etme dedi...

anlamadığım birşey var dedi yalnızlığına; Dünyaya ait her meşguliyet kalbde bir siyah nokta oluşturur dedin. Fıkıhda öğrendiğimiz günahlar bir siyah nokta oluşturur doğru değil mi...

Bir anlık duraksamadan yalnızlığının kendisine tebessüm ettiği anlamıştı....Cevaben dedi ki yalnızlığı;

Sen dedi Tasavvuf büyüklerinin hayatlarını okurkeb bende yanındaydım. Habib-i Acemi efendimizin kıssasını okurkende yanındaydım. Ne diyordu orda mübarek. Ahmed Bin Hanbel kendisine bir sual sormuştu. Bir kul 5 vakit namazdan birini kıldığını unutsa ve hangisini kıldığını bilemese ne yapması gerekir. Ne demişti büyüyüğümüz. Bu Allah c.c. dan gafil olan bir kalbin halidir ceza olarak 5 vakti de tekrar kılması gerekir...

Tasavvufda günahın tarifi kalbin Allah c.c. dan başka meyl ettiği herşeydir. Biraz utanarak bunu biliyorum okumuştum diye cevap verdi...

Sonra sohbet Üveys Karani Efendimize geldi;

Anlatmaya başladı yalnızlığı. Aslında sana söylediklerimin belki 5 kat fazlasını Üveys Karani r.a. yapıyordu. Onu dedi dünyaya bağlayan 2 şey vardı. Biri Allah c.c. Resulü s.a.v diğeride annesiydi. Keza Allah c.c. Resulü s.a.v ile bizim bilmediğimiz alemlerde görüşüyordu. Bu sebeple geriye sadece annesi kalıyor...

Aşkı biz ondan öğrendik. Vuslatı uzledi herşeyin bırakılmasını. Kendinin aslında olmadığını aslolalın ruh olduğunu. Bu o hakikatleri o yalnızlığında anladı. Zİra ne meşguliyeti vardı nede rahatsız edeni. Hayatında sadece Allah c.c. vardı ve sonrası Resulü s.a.v.

Eğer Hayatında sadece Allah c.c. varsa hayatını sadece ona adarsan ancak o mertebelere ulaşırsın buda Allah c.c. nasibi sonucu olur. Lakin sen isteğini ve arzunu bildiriceksin sahibine.

Bir kul düşün ki Allah c.c. TEALA Hz.leri onun herşeyini garanti altına almış rızkını geleceğini geçmişini var oluşunu. Hakikatleri öğrenmek isteyen dünyaya ait niçin endişe duyar. Allah c.c. güvenmiyormu ki rızk ve gelecek endişe içerisinde.

Bilmiyormusun ki imanın şartlarından biride Kadere imandır. Kader de herşey yazıldı ve zamanı gelince kaza olucaktır bunun önüne geçilmez. Sen dedi; Ne olursa olsun teslimiyet içerisinde ol zira ne gelirse Allah c.c. dan yani sevdiğinden gelir ve senin hakkında hayırlısı budur.

Keza Aşkı sevgiyi Muhabbeti rahatlıkda ve huzur içerisinde arama. Kul isterki ben rahat olayım geleceğim garanti altında olsun dünyalığım olsuna ama vasıta olarak kullanayım sadece. Bu biraz kendini kandırmaktır. Allah c.c. yakınlaşmanın alameti başına gelen musibetlerin artmasıdır. Sen zorluklar içerisindeysen sevin bu haline. Tabi isyan edersen halin daha kötü olur...

Dedi ki bütün bu anlattıklarını Üveys Karani r.a. efendimiz biliyormuydu; cevaben dediki bilmese yapmasa sana nasıl anlatayım...
O tam bir teslimiyet içerisindeydi insanlarla muhabbeti yoktu dünya ile alakası yoktu. Sadece Allah c.c. vardı vede Resulü s.a.v. endişesi sevinci hep bunlardı...

Anladım dedi son olarak bana hikmetli bir söz söyle;

Üveys Karani r.a. den söyleyim. Sevincin ve hüznün Allah c.c. ait olursa sen o zaman teslimiyet içerisindesindir. Ama sevincin hüznün dünyaya aitse sen O'na yakın değilsin demektir...

Anladım dedi çok hikmetli bir söz İnşAllah anlayanlardan olucam...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2007, 01:04   #4
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
Varsayılan

İnşaallahh anlayanlardan olacamm..

Allah c.c. razı olsunnn abbimm..
Selam ve dua ile...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-12-2007, 15:12   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan

Es Selamu Aleykum Ve Rahmetullah...

Gecenin sessizliğinde karanlıkda insanlardan teknolojiden medeniyetden uzakda doğa ile başbaşa kaldınız mı hiç ?


Evinizin arkasına geçip sedirde oturup elinizde çayınız geriye yaslanıp gözlerinizi kapatıp kalbinizi açıp tabiatı ve içindeki mahlukatı dinleniz mi. Cırcır böceklerinin çekirgelerin güzel sesli kuşların tesbihatlarına şahid oldunuz mu? Acaba hangi gerçeği veya onlarda hangi güzelliği duyuyorlardı ki böyle güzel ve ahenk içerisinde tesbih ediyorlar RAHMAN ı. Yanınızda ne bir gürültü nede bir gıybet. Ne sizi zikirden alı koyan bir evlad nede sizi bir dünyevi mesele için Allah c.c. düşünmekden alı koyan bir eş. Ne bir sel misali üzerinize gelen insanlar nede nefsinizin iştahını kabartan dünyalıklarınız. Işık yok teknoloji yok medeniyet yok.

Bütün bu keşmekeşlikden uzakda. Gecenin sessizliğinde karanlık içinde; Yalnızlığın, Tabiat, Mahlukat ve sen...

Yalnızlığı bir ceza gibi görenler yada acaba yapabilirmiyim diyenler bu anlatılan güzelliklerden mahrumdurlar. Bu güzellikleri evinizde aileniz arasında insanların arasında medeniyetin içinde şehrin içinde nasıl ulaşabilirsiniz yada ulaşabiliyormusunuz ?

Üveys Karani r.a. İbrahim Bin Ethem r.a. Ahmed Bedevi r.a. gibi nice büyüklerimizi iyi anlamak gerekiyor. Hangi Tevhidi güzelliğe yalnızlıklarında erişmişler ki devamlı Uzled halindelermiş. Tabi hep diyoruz ya bu hal herkes için geçerli değil Havz-ı Kevser içinde geçerli değil bakmayın konuştuğuna. Kimi konuştuklarımız buna yakınlarımızda dahil devir tebliğ devri devir irşad devri devir ateşdekileri kurtarma devridir der onlar kendi pencerelerinden bakarken bizde kendi pencerimizden bakıyoruz. Onlar kendi pencelerinden gördüklerini sizlere yansıtırken biz kendi pencerimizden göremeyip de görmek istediklerimizi aktarıyoruz. İnşAllah bizde görmek isteyip göremediğimiz güzelliklere erişenlerden oluruz.

Belkide bu garip Kalbinden geçenleri yazıyordur belkide o yalnızlığı yaşıyordur Allah c..c dan gayri kim bilebilir. Bir tutam olsun ki sizleri o güzelliklere eriştirmeye çalışıyoruz. Zira bu haller gerçekden dünyayı terk etmekle sana helal olanları geri çevirmekle Zühd hayatıyla tefekkürle ve en önemlisi insanlardan uzakda ancak erişilebilir. Bu hallere insanların içinde Nefs-i Emmaresiyle ulaşabilen bir büyüyümüze ben rastlayamadım.

Ne dersiniz sizde istemezmisiniz bunca hikmete sırra erişmeyi ?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-02-2008, 02:59   #6
acizz_kul
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

sağol kardesim...beni bekleyen bir ben olduğunu hatırlattığın için....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-2008, 02:06   #7
Er
 
Katılım Tarihi: Feb 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 26
Varsayılan yalnızlar

yalnızlık gece gibidir gece vahdettir karanlık herşeyi örter birşey yoktur gecede birlik vardır yanlızlıktada birlik var.kasrına nüzul eyleye rahman gecelerde..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-04-2008, 00:54   #8
Albay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,158
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Protagonist Mesajı Göster
Es Selamu Aleykum Ve Rahmetullah...

Gecenin sessizliğinde karanlıkda insanlardan teknolojiden medeniyetden uzakda doğa ile başbaşa kaldınız mı hiç ?


Evinizin arkasına geçip sedirde oturup elinizde çayınız geriye yaslanıp gözlerinizi kapatıp kalbinizi açıp tabiatı ve içindeki mahlukatı dinleniz mi. Cırcır böceklerinin çekirgelerin güzel sesli kuşların tesbihatlarına şahid oldunuz mu? Acaba hangi gerçeği veya onlarda hangi güzelliği duyuyorlardı ................
Onlar kendi pencelerinden gördüklerini sizlere yansıtırken biz kendi pencerimizden göremeyip de görmek istediklerimizi aktarıyoruz. İnşAllah bizde görmek isteyip göremediğimiz güzelliklere erişenlerden oluruz.

Belkide bu garip Kalbinden geçenleri yazıyordur belkide o yalnızlığı yaşıyordur Allah c..c dan gayri kim bilebilir. Bir tutam olsun ki sizleri o güzelliklere eriştirmeye çalışıyoruz. Zira bu haller gerçekden dünyayı terk etmekle sana helal olanları geri çevirmekle Zühd hayatıyla tefekkürle ve en önemlisi insanlardan uzakda ancak erişilebilir. Bu hallere insanların içinde Nefs-i Emmaresiyle ulaşabilen bir büyüyümüze ben rastlayamadım.

Ne dersiniz sizde istemezmisiniz bunca hikmete sırra erişmeyi ?
evet......çok leziz bir durum olduğu kesin.ama nefsin oyunlaına gebe anlar olduğuda kesin.

Alıntı:
Ne dersiniz sizde istemezmisiniz bunca hikmete sırra erişmeyi
kim istemezki ...ama bunu elde etmek yalnızlık ile olabilecek bir durumdur diye değerlendirilmeye alınmalıdır diyosan ki anladığım öyle diyorsun... bence yanlızlık iki tarafı çok çok keskin bir kılıç gibi...
getirilerinin yanında götürüleride olabilecek bişey...
öyle çok insan tanıdım ki kendi başına bu işleri kotarabileceğini iddia eden
aklını yalnızlıkla birleştirip uçan.....
hele şu ara ne çok kişi çıkıyor böyle....
bence yalnızlık salt öğretmen olmamalı ...
asıl bir eğiticinin denetimine verilmeli yalnızlık...işte o zaman kendini kesmeyen keskinlik faide getirir...
bu üç yazıdan sonra bu saatte ve bu yorgunlukla hissettiklerimi dile getirememiş olabilirim belki ama şimdilik bu kadar olsun bakalım....

daha sonra bir deneme daha yaparım...nasip... kim bilebilir ki
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 03:59


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats