ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 13-02-2008, 15:28   #71
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,668
Varsayılan

Şimdi de İnsan-ı kamil Hz Ali'den Muttakilerin özelliklerini öğrenelim inş. Gerçi daha önce başka bir başlıkla vermiştim; ancak burada daha istifade edileceği inancıyla tekrardan vermek istiyorum.

Hz.Ali (ra)’nin Hemmam adlı talebesinin, ‘bana Allah’tan çekinen müttakilerin vasıflarını anlat. Hem de öylesine anlat ki, onları görür gibi olayım’ demesi üzerine Hz. Ali söze başladı:
"Onlar ki, rablerine karşı saygıdan titrerler.
Ve onlar ki, rablerinin ayetlerine inanırlar.
Ve onlar ki, rablerine ortak koşmazlar.
Verdiklerini, rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalpleri korkudan ürpererek verirler.
İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler." Müminun: (57,58,59,60,61)
Onlar dünyada fazilet ehlidirler. Sözleri gerçektir. Orta halli giyinirler. Mütevazı bir şekilde yürürler. İtaatle Allah(cc)’a karşı huzu ve huşuda bulunurlar. Allah(cc)’ın onlara haram ettiği şeylerden gözlerini yumarlar. Kulaklarını yalnızca (onlara fayda verecek) bilgiye çevirirler. Nimete eren gönüller, nasıl rahatlayıp huzur içinde olursa, onların gönlü de, ilahi kaza ve kadere razı olduklarından, sıkıntı ve bela anında öylece rahat ve huzur içinde olur. Allah(cc), kullarının ecellerini takdir etmeyip ölüm vakitlerini belirlemiş olmasaydı, ruhları sevaba olan iştiyak ve azap korkusundan dolayı göz açıp kapatıncaya kadar dahi bedenlerinde duramazdı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 15:38   #72
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,668
Varsayılan

Gözlerinde, yaratan yücedir ve ondan başkası ise küçüktür. Cennete karşı, sanki cenneti gözleriyle görüyor ve nimetlerinden yararlanıyorlarmış gibidirler. Cehenneme karşı ise sanki onu gözleriyle görüyor ve orada azaba uğruyorlarmış gibidirler. Kalpleri mahzundur, kimseye zararları dokunmaz. Beklentileri azdır. Bedenleri zayıftır. Nefisleri pek iffetlidir. İslam’a çokça yardım ederler.
Çabucak geçen günlerde sabrederler, ardından Kerim olan Rabb’in onlar için hazırlayıp kolaylaştırdığı uzun ve kârlı rahatlığa ulaşırlar. Dünya onları diler, onlarsa dünyayı dilemezler. Dünya onların peşine takılır; fakat onlar onu aciz bırakırlar.


Gece oldu mu, ayağa kalkıp saflar kurarlar; ibadete koyulurlar; Kur'an ayetlerini (harfleri sayılacak kadar) ağır bir şekilde ve anlamını düşünerek okurlar, bununla hüzünlenip dertlerinin dermanını (şifasını) Kur'an'da bulurlar. Hüzünleri, günahlarına ve gönül yaralarına ağlamalarını şiddetlendirir. Kur'an'dan teşvike (mükâfata) dair bir ayet okuyunca onu elde etmek ümidiyle onun üzerinde dururlar; gönülleri şevkten dolup taşar, sanki Allah'ın Vaat ettiği mükâfat gözlerinin önüne serilmiştir. Korkutucu bir ayete vardıklarında da can kulağıyla onu dinlerler, sanki cehennem alevlerinin (yücelirken) çıkardığı ses ve gürültü kulaklarının dibindedir ve onu işitmektedirler. (Korkudan) iki kat bükülmüşler; alınlarını, ellerini, dizlerini, ayak parmaklarını yere sererek secdeye kapanmışlardır; yüce Allah'tan azap zincirlerine vurulmaktan kurtulmayı dilerler.

Gündüzlerine gelince, hekim, bilgin, salih ve muttakidirler. (Allah) korkusu onların bedenlerini yontulmuş ok gibi inceltmiştir, zayıflatmıştır; onları gören hasta sanır (oysaki hastalıkları yoktur). Onlara bakan akıllarını yitirdiklerini zanneder; oysaki onları, büyük bir iş meşgul etmektedir. Allah-u Teâla'nın kudret ve azametini, ölümü, kıyametin ahvalini, dehşetini hatırladıklarında kalplerine korku düşer, akılları başlarından gider. Korku onları kapladığında, Allah için, temiz işlere koşarlar. Az ibadete razı olmazlar, çok amellerini gözlerinde büyütmezler. Sürekli kendilerini suçlu bilir ve amellerinden kaygılanırlar. Onlardan birisini övseler söylenen sözden korkar ve der ki: Ben kendimi başkalarından daha iyi tanırım, Rabbim ise beni benden daha iyi tanır. Allah'ım! Söyledikleri sözler yüzünden beni suçlama; onların zanlarından daha üstün kıl beni; onların bilmedikleri suçlarımı affet, çünkü sen gizlileri bilensin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 15:40   #73
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,668
Varsayılan

Muttakilerin her birinin özelliklerinden bazıları da şunlardır: Sen onu; dinde güçlü, yumuşaklıkta korkulu (ihtiyatlı), imanda şüphesiz, ilme haris, ılımlılıkta zeki, infakta şefkatli, dinde derin düşünceli, hilimde ilimli, zenginlikte orta halli, ibadette huşulu, yoklukta süslü, çetin zamanlarda direnişli, çilekeşlere karşı şefkatli, yerinde bağışta bulunan, kazançta yumuşak, helal rızk peşine giden, hidayette neşeli, tamahtan kurtulmuş, istikamette (doğru yolda) iyi iş yapan, şehvet karşısında kendisini koruyan, cahillerin onu medhetmesinden mağrur olmayan, kendi amelini muhasebe etmeyi terketmeyen, kendisini suçlu bilen, güzel ve temiz işlere koyulan, fakat Allah'tan korkup duran biri olarak görürsün.


Kendisine zulmedeni bağışlar. Kendisinden esirgeyene esirgemez. Kendisiyle ilişkiyi kesenle ilişki kurar; hilim ondan uzaklaşmaz; onu bezeyen ahlâkı ve ameli elde etmekten aciz kalmaz. Kötü söz, (çirkin hareket) ondan uzaktır; sözü yumuşaktır; hilesi yoktur; iyi işleri çoktur; işi güzeldir; hayrı sürekli insanlara ulaşır ama şerri olmaz. Sarsıntılı durumlarda metindir ve hoş olmayan işlerde sabreder; bollukta ve refahta şükreder. Öfkelendiği kimseye zulmetmez. Sevdiği kimse için günah işlemez; haksızlıkla bir şeyi iddia etmez; üzerinde olan başkasının hakkını inkâr etmez. Şahit getirilmeden önce gerçeği itiraf eder; kendisine emanet olarak verileni zayi etmez; başkalarını yerici lakaplarla çağırmaz. Ne zulmeder, ne zulmetmek ister. Komşusuna zarar vermez; birisinin bir belaya, musibete düşmesinden dolayı sevinmez. Doğru işe koşar; emaneti sahibine verir; çirkin işlere ilgisizdir.


Marufu emreder, münkerden sakındırır. Dünya işlerine bilgisi olmadan girmez. Haktan ayrılmaz, susarsa susması onu kaygıya düşürmez. Gülerse sesini yükseltmez. Elinde olan miktara kanaat eder; öfke onu yenemez. Heva ve heves onu aldatamaz. Cimrilik ona galip gelmez. Halkın malına göz dikmez. İlim öğrenmek için halka karışır. Salim kalmak için susar; anlamak için sorar. Hayır sözü dinlemesi, öğrenip başkalarını aciz bırakmak için olmadığı gibi, güzel söz konuşması da diğerleri karşısında kibirlenmek için değildir. Ona zulüm edilirse Allah-u Teala intikam alıncaya kadar sabreder.



Nefsi, onun elinden sürekli rahatsızdır; fakat insanlar ondan hayır umarlar. Nefsini ahireti için yorar; insanları nefsinden rahata ulaştırır, emin kılar. Birinden uzaklaşması, (kötü harekete) buğzetmesi, öfkelenmesi, nefsini korumasındandır. Birine yaklaşması, yumuşaklıktan, rahmetten (ve esenlikten)dir. Uzaklaşması kibirden, ululuktan olmaz; yaklaşması ise hileden ve tatlı dille aldatmak için değildir. Kendinden önceki hayır ehline uyar ve sonradan gelen iyi iş yapacaklara önder olur.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 16:05   #74
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,419
Varsayılan

Allah razi olsun...
Okuduklarimizla amel edebilmeyi nasip eylesin Mevla...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 21:38   #75
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 3,980
Varsayılan

En sevidim konulardan bir tanesi, yakinen takip ediyorum..
Rabbim katkida bulunan kardeslerimizden razi olsun..
Rabbim bunlardan nasiplendirsin bizleri insaAllah..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-2008, 05:26   #76
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,344
Varsayılan

Elinize Sağlık.. Rabbim razı olsun ne güzel devam etmiş konu bi solukta bitirdim devamını Elhamdülillahh.. Rabbim cümlemizi Takva sahibi etsin inşaallahh.. Güzel dualarınıza burdan bide bende Milyonlarca kez AMİNNNN!!!!... Hepinize çok Teşkürler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-2008, 12:22   #77
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,577
Varsayılan

Rabbim konuya güzel katkılar sağlayan ve okuyan tüm kardeşlerimi üstün takva sahibi eylesin inşAllah.

Cüneyd-i Bağdadi hazretleri,
otuz sene cemaatle namazda ilk tekbiri kaçırmadı.
Namazda kalbine dünya düşüncesi gelse,
o namazı tekrar kılardı.
Daima Allahü tealayı hatırlardı.
Her gün 400 rekat namaz kılardı.
Otuz yıl yatsı namazından sonra hiç uyumadan ibadetle meşgul oldu.



"benim uyku ile ne işim var...
gündüzleri uyursam müslümanlara...
gece uyursam nefsime haksızlık yapmış olurum.."
Hz. Ömer ra
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-2008, 20:36   #78
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 8
Mesajlar: 575
Varsayılan

Rabbim bizleride bu sekilde islami yasamayi yasatmayi nasip etsin .Insanin ici huzur doluyor bu sekilde olmak olabilmek icin ugrasmak dünyanin en mutlu bahtiyar kisisi o demektir,Kur´´an ahlakiyla ahlaklanmak yasamak bir insan bu seklide yasamaya heves eder ugrasir ,bundan daha büüyük bir nimet olabilirmi´? Allah sizlerden razi olsun okuyupta amel edenlere Rabbim böyle güzel ahlak nasip etsin .Okudukca takva üzerinde olanlardan daha büyük güzel insanlar varmi ? Ne kadar gurur verici imreniyor adeta insan okudukca mutlu oluyor islamin ne kadar yüce bir din oldugu ortaya cikiyor en güzel güvenilir en güzel ahlak yine KUR´´AN bizlerde bu sekilde emrolundugumuz sekilde islami yasamak yasatmabilmek nasip eylesin Rabbim.Görüyorumki okuyanlar adete mest oluyor ne güzel etkileyici ne güzel insan kendisini alamiyor .Allah hepimize takva üzerinde olmayi nasip etsin.Bir namaz insana verdigi mutlulugu güzelligi huzuru dünyadaki nimetlerin hepsini toplarsaniz yinde namazdaki güzellikleri bulamaz insan ,iste takvali olmak icin ugrasmak bence dünyanin en büyük nimetlerinden birisi ;hem nefsinin kölesi olmaktan kurturmak hemde cennte cemal görmek bundan daha büyük zenginlik olamaz .Rabbim hepimize nasip etsin ,takva üzerinde olmayi rizasini kazanan kullardan olmayi birde cennte cemal görmek .Allah kimseyi takvadan ayirmasin .
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-2008, 20:42   #79
Er
 
Katılım Tarihi: Feb 2008
Yaş: 24
Mesajlar: 2
Varsayılan

selamün aleyküm canım kardeşlerim Takvaibi olmak hiçte zordeğil Allah'u teala Cennete ancak takva sahipleri girer buyuruyor ve biz bütün insanlaeın Cennete gitmemizi istiyor bunuda okadar kolaylaştırmışki bir dilekle bizi takva sahibi yapıp cennetine alıyor işte RUM31 RUM31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Allah'a kalben ulaşmayı dilediğimiz An Allah'u teala şura Suresi 13 Ayete göre bize söz veriyor kendisine ulaştıracağına dair.işte şura 13 allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Alah razı olsun

Düzenleyen: hidayet güneşi , 14-02-2008 - 20:45.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-02-2008, 15:44   #80
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,577
Varsayılan

Elifrize kardeşim herzamanki gibi içten ve halisane edilmiş dualarına canı gönülden aminnn lerimi gönderiyorum...
Hidayet güneşi eyvAllah kardeşim Rabbim sendende razı olsun inşAllah ...

Celaleddin Tebrizi, kırk sene gündüzleri hep oruç tuttu.
On günde bir kendi ineğinden sağdığı sütten bir mikdar içer,
başka hiç bir şey yemezdi.
Bütün gecelerini namazla geçirirdi.
Gecede bin rekat namaz kıldığı olurdu.




"yerden toz kalkmaması için yere sıva yapılabilir.
fakat duvarları alçı ile sıva yapmak çok süslü bir iştir. ve çirkindir."
Ahmed bin hanbel

  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 13:30


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats