![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,907
| MÜRŞİDİ OLMAYAN Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinin müridlerinden birisi kendi kendine: — Ben artık kemale erdim, bir mürşidin himayesine ihtiyacım yoktur, diye düşünüyor ve sohbeti terkederek kendi halvetinde kalıyordu. Bu derviş birgün seher vakti uyurken bir rüya gördü. Rüyasında kendisini gayet güzel bağlar ve bahçeler içinde buldu. Etraftan akan ırmaklar ve kendisine her hizmeti gören hizmetçiler vardı. İstediği leziz yemeklerden yedi ve gönlünce eğlendi. Uyandığı zaman gayet sürür duyuyordu. Bu rüyasını diğer müridlere anlattı. Müritler de gelip Şeyh Cüneyd-i Bağdadî Hazretlerine anlattılar. Hazreti Şeyh onun halvetine gelip halini şöyle bir seyredince, baktı ki, gurur ve kibir dimağına işlemiş, şeytanın tamamen esiri olmuş, nefs-i emmare tam hakim halde. — Bu gece seni Cennete götürecekler. Cennete girince üç defa «La havle velâ kuvvete illa billahil aliyyil aziym» de, dedi. Gece müridi rüyasında Cennete götürdüler. Şeyhin sözü aklına gelip üç kere okudu. O anda gördüklerini hep unutup kendisini bir çöplükte buldu. Etrafına baktı ki, çöplük ve pislik içinde kalmış. Hata ettiğini anladı. Çok göz yaşı döktü. Şeyhin huzuruna varıp ayaklarına sarıldı, kusurunun bağışlanmasını diledi. Hazreti Şeyh de onun kusurunu afvedip müridleri arasındaki yerini almasını sağladı. Hazreti Cüneyd bu hadise üzerine şöyle söyledi: — Her müride bir mürşid gerek, aksi takdirde şeytan-ı aleyhilâ'ne gelir ona mürşid olur. |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
| Evet, herkese bir yol gösterici gerekiyor. Bizim Mürşidimiz başta Hz. Kur'an olmak üzere Allah Resulünün bidatlerden uzak sahih sünnet-i seniyesi ve Onun varisleri olan ulema-i hakikileridir. |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008 Yaş: 34
Mesajlar: 26
| mürşit gerektir bildire hakkı sana hakkel yakin mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş. |
| |
| | #4 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 21
Mesajlar: 52
| paylaşım için tşkler kardeş izninle konuyla alakalı bende birkaç alıntı eklemek isterim.. .... Kâmil mürşidden kaçmak, böyle bir cematten uzaklaşmak ve dini yalnız başına yaşamaya çalışmak demektir. Bu ise ne kadar zevksiz bir iş ve desteksiz bir gidiştir! Tasavvuf, topluca tevbe etmek, birlikte zikretmek, şeytanlara karşı birleşmek, hak için birbirini desteklemek ve cemaat halinde Allah yolunda yürümektir. Kur’an’ın ve Rasulullah’ın uyarıları “Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır” sözü, Hz. Kur’an’a aykırı değildir; aksine birçok ayet tarafından desteklenmektedir. Çünkü, tek başına kalan bir kimesenin insan ve cin şeytanlarına yem olacağına Kur’an’daki pek çok ayet işaret etmektedir. Allahu Tealâ, kendi yolunda topluca hareket etmemizi emrediyor. Parçalanmayı, dağılmayı, tek başına kalmayı yasaklıyor (Al-i İmran/102-103). Bunun, düşmanlar karşısında zayıflık ve mağlubiyet sebebi olacağını belirtiyor (Enfal/46). Cenab-ı Hak hepimizi gerçek takvaya çağırıyor ve bunun için sadık kullarla beraber olmamızı istiyor (Tevbe/119). Allah’ın zikrinden kaçanların şeytanın kucağına düştüğünü de Kur’an-ı Kerim şöyle ifade ediyor: “Her kim Rahman olan Allah’ın zikrinden gafil kalırsa, biz ona bir şeytan musallat ederiz; o şeytan ondan hiç ayrılmaz. Bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar, onlar ise kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” (Zuhruf/36-37) “Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır” sözü, bir çok hadis-i şerifin ortak manasını da ifade etmektedir. Şöyle ki, Rasulullah (A.S.) Efendimiz, şeytanın insan kurdu olduğunu, herkese pusu kurduğunu ve cemaattan ayrılan, tek başına kalan kimseyi kolayca yuttuğunu haber veriyor. İşte Rahmet Peygamberi’nin uyarıları: “Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.” (Ahmed, Tabaranî) “Sizin cemaat halinde bulunmanız gerekir. Ayrılıktan, tek başına kalmaktan sakının. Şüphesiz şeytan tek başına kalanla beraberdir. O, (Allah için beraber olan) iki kişiden uzak durur.” (Tirmizî, Ahmed, Hakim) “Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaattan ayrılırsa ateşe düşer.” (Tirmizî, Tabaranî) Bu mealdeki hadislerin ortak manası ve uyarısı şudur: Dini tek başına yaşamaya kalkmayın. Allah yolunda birlik olun, alimlere uyun, takva üzere giden cemaata sımsıkı yapışın. Tek başına kalanın kalbini şeytan sarar, yolundan alıkoyar ve kolayca zarara sokar. Bu düşmana karşı birlik kalesine girin, Allah sevgisini siper edinin ve ölene kadar böyle gidin. Emniyetiniz budur. Şu halde “başında bir rehberi olmayanın rehberi şeytandır” sözü Kur’an ve Sünnet’e aykırı değildir. Tecrübeler de onu desteklemektedir. Bir üstada gitmeden, alim bir rehberi bulunmadan, peygamberlerden başka kâmil olan kimse yoktur. Maddi sanat ve fenlerde de durum aynıdır. Başında bir usta olmadan hiçbir çırak, kolay kolay usta olamaz. Arifler demişlerdir ki: “Kendi başına büyüyen ağaç yaprak açar, fakat meyve vermez. Verse de meyvesi yenmez. Bir edeb ehlini görmeyen gerçek edeb nedir bilmez. Bildikleri de kendisine yetmez.” Düzenleyen: (Ecrin) , 10-05-2008 - 03:14. |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,392
| ALLAH RAZI OLSUN ne güzel paylaşım bunlar...izninizle bir iki kelimede ben ekliyim.... HANEFİ mezhebimizin imamı imamı AZAM hz.leri bütün ilimlere mazhar olmasına rağmen kendisinde mağnevi bir boşluk hissedip bir zata bağlanıyr ve iki sene sonra vefat etmiş vefatından önce" LEVLESSENETANİ LEHELEKEL NUĞMAN "şu iki sene olmasaydı nuğman helak olurdu buyurmuşlar..... |
| |
| | #6 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 45
Mesajlar: 1,552
| 2-Bakara-143: ‘’Böylece biz sizi, insanlara şahit (ve örnek) olmanız için orta (vasat) bir ümmet kıldık…..’’ 17-İsra-9: ‘’Şüphesiz ki Kuran insanları en doğru olana iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.’’ 11-Hud-112,113: ‘’Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O (Allah) yaptıklarınızı görendir. / Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur.. Sizin Allah’tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.’’ 42-Şura-21: ‘’Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri , dinden kendilerine teşri ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı elbette aralarında hüküm verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.’’ 57-Hadid-27: ‘’Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik; ona İncil’i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bidat olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.’’ 2-Bakara-257: ‘’Allah iman edenlerin velisidir (dostu ve destekçisi). Onları karanlıklardan nura çıkarır, inkar edenlerin velileri ise tağuttur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır.’’ 29-Ankebut-41: ‘’Allah’ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir, bir bilselerdi!’’ 39-Zumer-2, 3: ‘’Şüphesiz sana bu Kitabı hak ile indirdik, öyleyse sen de dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a ibadet et. / Haberin olsun, halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler (şöyle derler): ‘Biz bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.’ Elbette Allah kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.’’ 9-Tevbe-30, 31: ‘’Yahudiler: ‘Üzeyr Allah’ın oğludur’ dediler; hristiyanlar da: ‘Mesih Allah’ın oğludur’ dediler. Bu onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin nasıl da çevriliyorlar! / Onlar Allah’ı bırakıp bilginlerini ve din adamlarını rabler edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de. Oysa onlar tek olan bir ilaha ibadet etmekten başka birşeyle emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların ortak ettikleri şeylerden yücedir.’’ 2-Bakara-165: ‘’İnsanlar içinde Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak tutanlar’ vardır ki, onlar (bunları) Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.’’ 72-Cin-26: ‘’O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz.’’ Ve Resul; 7-Araf-188: ‘’De ki:’Allah’ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim’’ 11-Hud-31: ‘’Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine Allah kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenim (demek) dir.’’ |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 975
| çok güzel bi paylaşım arkadaşım yüregine saglık zaten kuranda bize böyle emrediyor Nahl suresinde ''Eger bilmiyorsanız bilenlere sorun'' teşekkürler. |
| |
| Konu Araçları | |
| |