![]() |
| | #11 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,158
| Hacılar sorum nedir ne değildir çerçevesinde değildi... sorum tarikattır değildir çerçevesinde idi ki ben açıklamadan ziyade bu konudaki aktardığınız görüşün kaynağını öğrenmek istedim... yani tarikat değildir görüşü .... şu kaynakta tarikattır hatta nakşi koldur görüşü....oda bu kaynakta ......gibi bir cevabı olabilecek bir soruydu benimki... |
| |
| | #12 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Melamilik, tasavvufa ve tarikatlara karşı, İslamiyetin ilk dönemlerinde ortaya çıkan ve yüzyılımıza kadar devam eden bir reaksiyon... Sufilerin bir kısmının "en yüksek makam" saydığı, bir tür gizli inanç sistemi... Şarkiyat biliminin zirvelerinden Abdülbaki Gölpınarlı'nın (1900-1982), ilk baskısı 1931'de yapılan "Melamilik ve Melamiler"i bu konuda yazılmış tek eser ve günümüzde de hala tek ana kaynak... İlk baskısı bugün "nadir" bir kitap olan "Melamilik ve Melamiler"in bu yayını, yazarının kendi nüshasının bir tıpkıbasımı... Gölpınarlı'nın yaptığı düzeltmeler aynen korunuyor, sayfa kenarlarına aldığı notlar muhafaza ediliyor ve bunların yeni yazıya çevirileri veriliyor... Bir yazarın, Gölpınarlı'nın ölümünden sonra da dediği gibi, "Abdülbaki'den kalan ışıklar, daha çok uzun süre, o yollarda dolaşmak isteyenleri karanlık labirentlerde tökezlemekten kurtaracaktır..." Kitaptan Bir Bölüm Her yazara nasib olmayacak böyle bir şeyi, Abdülbaki Gölpınarlı sağlığında gördü... "Melamilik ve Melamiler", yayınlanmasının üzerinden 61, Gölpınarlı'nın vefatının üzerinden de 10 yıl geçmesine rağmen, hâlâ konusundaki tek ana kaynak. Verdiği bilgilere diğer araştırıcılar tarafından hiçbir yeni bilgi eklenmedi, sadece ondan alıntılar veya ona atıflar yapıldı. Bu kitabı böylesine önemli yapan ve başarılı kılan sebep, Melamiliğin Gölpınarlı için sadece bir araştırma konusu değil, bir hayat felsefesi olmasıydı. Melamilik, onun yaşadığı çevreydi, inandığı doktrindi ve bu kitabı yazarken, mezuniyet tezi olarak üzerine aldığı bir vazifeyi yerine getirmiyor, bir yerde kendi hayat felsefesini kaleme alıyordu... Bir Hamza Bali'ye, bir İdris-i Muhtefi'ye veya 20. yüzyılın bilinen son Melami kutbu Seyyid Abdülkadir-i Belhi'ye bağlılığı hayatı boyunca sürdü. Gerçi bütün eserlerini Türkçe'ye çevirdiği Mevlana Celaleddin-i Rumi'ye de her şeyiyle bağlıydı, hilafet ve destar sahibi bir Mevleviydi ama Melamilik onun için başka bir şeydi, bir hayat tarzıydı. Zaten Melamiliğin bir tarikat değil, bir yaşam biçimi olduğunu söylerdi hep. Mezar taşının "bî ser-u pâ" -başsız ayaksız- bir Melami taşı olmasını istemesi de, bu inancının hayatının sonuna kadar devam ettiğini gösterir. "Melâmet... tasavvuf ehline karşı çıkan bir zümrenin benimsediği yoldur. ...Melâmetî, ululuktan, davadan, kendini göstermekten, halkın sevgi ve saygısını kazanmak kaydından geçen, kerameti, insana benlik verdiği için erkeklerin hayız görmesi sayan, kendini herkesten aşağı, herkesi kendinden üstün gören, giyim-kuşam özelliğiyle, tekkeyle, vakıftan hazır yemekle, zikirle, vecde gelip bağırıp çağırmayla kendisini göstermeye çalışmayan, halktan hiçbir suretle ayrılmayan, kazancıyla geçinen, iç yüzden Hak'la, dış yüzden halkla beraber olan, hattâ halkın saygısını, sevgisini bir kayıt bildiğinden, nafile ibadetlerini bile gizleyen, buna karşılık, onların kınamasından ürkmeyen, hattâ hattâ, bu yüzden de halka kendisini kötü gösteren kişidir..." | |
| |
| | #13 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,158
| tamamdır gölpınarlının bu kitabını bulmak şartoldu artıkın.... sen kaynağını verdin sağolasın... geriye şerifalinin kaynağını yazması kaldı bakalım o neye göre nakşi koldur diyor Düzenleyen: TaLia , 07-03-2008 - 00:23. |
| |
| | #14 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008 Yaş: 34
Mesajlar: 26
| söylediklerine katılıyorum dedikleri doğruya yakın ama melamilik tariki muhammedi ismi nakşipendi siyreti melamidir.hakikat ehlidirler pend insanın kendisidir nakkaş insanın kendisini nakşetmesidir zaten nakşipendi tarikatından ayrılmadır.emir sıkkini hz. leri melamiliğin ilk mürşidi dir.siyret dediğimiz özü demektir suret değildir hak olandır.hakikatlere yakın durduklarından tarikatlerin vardığı noktadan başlarlar.akşemsettin hz.leri ile emir hz.lerinin hikayesi meşhurdur.hırkayla tacı ateşte yakmişlar tarikatlerden şekil işlerinden ayrılmışlardır. |
| |
| | #15 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008 Yaş: 34
Mesajlar: 26
| lokman hacıların yazdığı herşey abdülbaki gölpınarlının eserindendir.ben bir melami mürşidine bağlı olduğum için oradan bilgi verebilirim.melami meleklerin fevkinde olan insan demektir.yaşam biçimidir.bunlar doğru.inşallah hakiki bir melami olabiliriz. |
| |
| | #16 |
| Er Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 41
Mesajlar: 3
| selam kardesim, bende bir melami olarak böyle bir site bulabilmek icin cok dolandim internette.En sonunda burayi buldum insallah sorularima yanit alabilirim.Ben iki senedir melamiyim,ama mürsidimden uzak oldugum icin sohbetten yoksunum.senede en fazla iki kere görüsebiliyorum.. Yalniz melamilik ve mürsidi kamiller bir hayli cok ve aralarinda bazi ayricaliklara rastladim.Onun icin sizden bilgi alisverisinde bulunmak sizin mürsidinizin ilkeleri ve zikir seklini bilmek istiyorum. kafamda ki celiski ancak bu sekilde cözülebilir simdiden tesekkürler |
| |
| | #17 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008 Yaş: 34
Mesajlar: 26
| selamunaleyküm bilgi için ........mesaj gönderirseniz iyiolur inşallah Forumumuz da msn adresi vermek yasaktır! Düzenleyen: LeyLi efruz , 24-03-2008 - 16:03. |
| |
| | #18 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,158
| ciddi ciddi tarikat yolu olduğu yönünde uygulayıcıları bu kardeşler yahu... aklım tümden karıştı şimdi. neyse azmettim inş. çözeceğim bu konuyu kafamda. |
| |
| | #19 |
| Er Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 6
| değerli kardeşler melamilerde çeşit çeşit heralde.çeşitli forumlarda karşılaşıyoruz,namaz,oruç,hac şekilden ibarettir,bunların hakikati önemlidir şekle gerek yok diyenlerle karşılaşıyoruz.tesettür ,başın örtülmesi değil hakikatin cahillerden gizlenmesidir diyorlar. kurban kesmeye gerek yok kurbandan kasıt ölmeden önce ölmektir diyorlar.ahiret inancı konusunda değişik düşünüyorlar.bu dünyadaki işlerimizin sonuçlarıdır diyorlar. hatta reenkarnasyona inananları var. cin diye bişey yok insanların hakikati bilmeyenine cin denir diyorlar.v.s. v.s. daha bir çok değişik fikirleri var. hz. isa babasız doğmadı diyorlar. adem ilk insan değildi,ilk hakikati anlayan insandı diyorlar. v.s. bütün melamiler böylemi düşünür bilmiyorum.yalnız karşılaştıklarım,bizlere siz şeriat mertebesinde kalmışınız cinsiniz diyorlardı.ve küçümser tavırlarla yazıyorlardı.burdada nakşilerin kolu diye yazmışsınız. böyle söyleyenini ilk kez duyuyorum. genelde tarikatler üstü olduklarını iddia ediyorlar. |
| |
| | #20 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 319
| S.A YANLIŞ ANLAMADIMSA MELAMİ AYRI BİR GURUP VE DİĞER GURUPLARDAN ÜSTÜN OLUNDUĞU SÖLENİYOR MELAMİLER MUHLİSMİŞ İNŞALLAH ÖLEDİR ZATEN MUHLİS OLMAYI ALLAH BÜTÜN İSANLARA FARZ OLUNDUĞUNU SÖLÜYOR MUHLİS DEMEK 3 VUCUDUMUZDAN BİRİ OLAN NEFSİMİZİ ALLAHA TESLİM ETTİKTEN SONRA ULUL ELBAB OLDUKTAN SONRA İHLASMAKAMINDAKİ KİŞİLERE DENİR BÜTÜN İNSANLAR BU MAKAMLARA GELME YETKİSİNİN ÖELLİĞİNE SAHİP AMA BU MAKAMA GELMEK İÇİN DAİMİ ZİKRE ULAŞMAMIZ LAZIM BUDA KOLAY KOLAY KİMSEYE NASİP OLMAZ İNŞALLAH BU KONUDA BİRKAÇ AYET YAZAYIM........ 98/BEYYİNE-5: Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti). Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dînde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekât vermekle emrolundular. İşte kayyum olan dîn budur........ 2/BAKARA-139: Kul e tuhâccûnenâ fîllâhi ve huve rabbunâ ve rabbukum, ve lenâ â'mâlunâ ve lekum a'mâlukum ve nahnu lehu muhlisûn(muhlisûne). De ki: "Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, onun için ihlâs sahibi (MUHLİS) (kul)larız. İSLAM OLMAK YANİ ALLAHA TESLİM OLMAK KURANDA 28 BASAMKLIK BİR DİZAYNI GÖSTERİYOR 3 ÜNCÜ BASAMAKTA ALLAHA ULAŞMAYI DİLERİZ 14ÜNCÜ BASAMKATA HACET NAMAZI KILARAK ALLAHIN BİZE GÖSTERDİĞİ MÜRŞİDE ULAŞARAK RUHUMUZUN SIRATIMUSTAKİME ULAŞMASI SÖZ KONUSU 21 BASAMAKTA RUHUMUZ ALLAHA ULAŞIR 22 BASMAKTA RUHUMUZ FENAFİLLAH OLUR 24 TE ZÜHD MAKAMINA ULAŞIRIZ YANİ GÜNÜN YARISINDAN FAZLA ALLAHI ZİKRETMEK 25 TE MUHSİN OLURUZ FİZİK VUCUDUN ALLAHA TESLİMİ BURAYA ULAŞMAK İÇİN GÜNÜN EN AZ 18 SAATİNİ ALLAHI ZİKRETMEK GEREKİR 26 ULUL ELBAB MAKAMI YANİ DAİMİ ZİKRİN SAHİPLERİ 27 DE İHAS MAKAMI MUHLİSLERİN MAKAMI 28 DE SALAH MAKAMI İRŞAD OLMA MAKAMI VE MU KAMA GELMEK HEPİMİZE FARZ.... 2/BAKARA-186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne). Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar). |
| |
| Konu Araçları | |
| |