ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 26-02-2008, 14:38   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan Mümin, Beyne’l-havf Ve’r-reca Arasında Yaşar


Havf ve recâ, korku ile ümit; Allah yolunda gayret eden mümin için çift kanat mesabesindedir.
Havf, kişiyi Mevla’ya götüren kamçı, recâ ise Hakk’a ulaştıran sağlam bir ip gibidir.
Yahya b. Muaz (k.s.), "Havf ve recâ imanın iki direğidir, bunlara sarılan sapıklığa düşmez"der. Havf ve recânın tasavvufta karşılığı ise kabz ve bast halidir.
Ebû Bekir el Vâsitî havf ve recâyı kulun edebe aykırı davranışlara sapmasını engelleyen bir geme benzetmiştir.
Muhyiddin ibnü’l-Arabî mümini "havf ve recâsı eşit olan kimse" şeklinde tarif eder.
Gazzâlî (r.h.a.) "Havf mı yoksa recâ mı daha üstündür?" şeklindeki soruyu, "Ekmek mi, su mu daha önemlidir?" sorusu kadar saçma bulur. (İslâm. Ans.c. 16)
Havf, Allah’ın kullarını ibadete yönlendirmek için takındığı ceza müeyyidesidir. İnsanların hal ve makamlarına göre bu korku değişir. Şöyleki:
1- Bizim gibi insanlar, avam tabakası cennete girememe, cehenneme atılma endişesi taşırlar.
2- Arif-i billah, Allah’a erişen veli kullar, maşuk-i hakikilerini incitmekten korkarlar. Biri azabından, ikabından korkarken; havass, seçkin kullar, Allah’ın zatından çekinirler.
Azab-ı ilahiden korkmaya havf, lutf-i İlahiye erişme zevkine de recâ denir.
Avam, halk cennete, nimete, ecir ve mükafata sevinirken, âşıklar, ârifler, Hakk’a bağrı yanıklar, Cemâl-i İlâhîyi seyretme, dîdâr zevkiyle neşeyâb olurlar.
Mümin, beyne’l-havf ve’r-recâ, korku ile ümit arasında yaşar. "Onların yanları (geceyi ibadetle geçirmek için)yataklarından uzaklaşırlar. (Azabından) korku ve (rahmetinden) ümit ile Rablerine yalvarırlar." (Secde:16.)
Havf-i İlâhîyi şu şekilde sıralayabiliriz.
1- İmanda kavi kullar "Eğer gerçekten müminseniz,onlar(ın korkutmaların)dan değil, ben(im emirlerimi terk)den korkun!" (Âl-i İmran: 175.) ferman-ı İlâhîsine kulak verirler.
2- "Allah’tan kulları içinde ancak alimler korkar"(Fâtır:28.)İlahî beyanına, haşyetle, Allah’ın azamet ve kibriyasından titreyen gönül erleri nail olur. Bu da ilmin gereğidir.
3-Allah’ın Celal ve cemal tecellilerine mazhariyetle kendi varlığından, Hakk’ın varlığına erişen heybet ehli ârifler "Allah sizi kendisinden sakındırır"âyet-i celilesinin sırrına nail olurlar.
"Muhakkak ki, Rablerinden korktukları için titreyenler, ve Rablerinin ayetlerine inananlar, ve Rablerine şirk koşmayanlar, ve Rablerine döneceklerinden kalpleri ürpererek vermeleri gerekenleri verirler, işte onlar; hayırlara koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler." (Müminun:57.-60).
Hz. Aişe (r.anha); Ey Allah’ın elçisi "Kalbi ürpererek vermeleri gerekenleri verenler"ayetinde Allah’tan korkarak hırsızlık yapan,zina eden ve içki içenler midir? diye sorduğunda Allah’ın Resulü şöyle buyurur. "Hayır ey Sıddık’ın kızı, bu, Allah’tan korkar olduğu halde namaz kılan,oruç tutan ve sadaka verenlerdir."
Bu ayetlerde mümine layık olan dört sıfattan bahsedilir.
1- Malâya’niden, manasız, faydasız, boş sözden kaçınmayı gerektiren havfullah, Allah korkusu.
Ebû Hafs’a:
- Niçin gelip hadis dinlemezsin dediler.
Dedi ki:
- Otuz yıl önce bir hadis işittim hâlâ gereğini yerine getiremedim. Dahasını işitip de ne yapayım.
- O hadis nedir? dediler.
"Kişinin müslümanlığı, faydasız sözleri terketmesidir" dedi.
2- İbadette şirk-i hafi, gizli şirk olan riya belasına düşme korkusu.
"Gerçekten Cenab-ı Allah riyakarların azab görmeksizin cennete girmeleri haramdır" buyurur Efendimiz (s.a.v.). (Suyuti, el-Camiu’s-sağir:1.70.)
3- İbadetlerin İlâhî rızaya uygun olmamasından hasıl olan korku.
4- Bütün amellerin esası olan imanla göçüp göçmeme endişesi taşımak.

Yusuf (a.s.)’un "Beni müslüman olarak öldür ve beni salihlerin arasına kat" (Yusuf:101.) duası imanla Allah’a kavuşup kavuşmama korkusunu bize hatırlatır.
Ye’se kapılıp ümitsizliğe düşmek mümine yakışmaz. Mümin-i kâmil; ibadetle birlikte taatlerinin kabul olunup olunmamasından dolayı Allah’tan korkar. Fasık ve facir de, ibadet etmediği halde Allah’tan korkmaz.
Süfyân Sevrî (k.s.), "dört haslet kafirlik getirir" der.
1- Gıybet etmek. Bir kimseyi görmeden gıybet etmek, gaybe hükümdür. Gaybe hüküm ise küfürdür.
2- Hased etmek. Allah’ın verdiğini reva görmemektir. Bu ise Hakk’ın hikmet ve adlini inkardır.
3- Haram mal toplamak. Kıyamet hesabına inanmamaktır. Kim kıyamet hesabına inanmazsa kafirdir.
4- Allah’ın rahmetinden ümit kesmek. Bu da küfürdür. (Tezkiretü’l-Evliya, Feridüddin Attar)
Şu ayet ve hadisler konumuza işaret etmektir. "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını ise dilediği kimse için bağışlar." (Nisa:48.)
"Hiç biriniz benim rahmetimden ümitsiz olmayın." (Zümer: 53.)
"Kul dünyayı dolduracak kadar günah işlese, ben de dünya dolusu rahmet ederim." (H.K.)
"Allah Teala mahlukatı yaratmadan önce, rahmetim gazabımı geçmiştir diye yazmıştır. (H.K.)
Enes (r.a.)’den Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: "Ya Rabbi ümmetimin hesabını bana yükle. Onlardan hiç biri kötülük görmesin." Allah Teala "Onlar senin ümmetin ve benim kullarımdır. Ben onlara daha merhametliyim. birinin dahi kötülük görmesini istemem. Ne sen, ne de bir başkası" buyurdu.
Hz. Ömer (r.a.) bu konuda en güzel sözü şu beyanıyla ifade eder. "Mü’min, cennete ilk girecek kim deseler kendini, cehenneme ilk önce atılacak kim deseler yine kendisini hatırlar."
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-02-2008, 18:02   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan

Allah razı olsun. Rabbim bizlere Arif-i Billah'ın imanını versin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-02-2008, 21:05   #3
elifrize
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Rabbim bizleri gercek bir münin eylesin.Inandigimiz gibi yasamayi yasatmayi nasip etsin.Rabbim bizlerden razi olan kullardan eylesin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-02-2008, 22:20   #4
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 194
Varsayılan

Ahh, gelde bunu okuldaki hristiyanlara anlat...hadisten anlamazlar ayetten anlamazlar ama allah bizden ondan korkmamizi bekledigini anlarlar, gayri müslimlere karsi savasi(yani cihati) emrettigini anlarlar......yanlis anladiklarini anlatirsin ama dinlemek istemezler...allah kolaylik versin artik, ne diim...
kusura bakmayin konuyla cok alakasi yok ama okudugumda aklima bu geldi

Düzenleyen: Yakup43 , 26-02-2008 - 22:24.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-02-2008, 03:32   #5
ARİFE
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Allah'ın celali isimleri müminlerin kalplerinde korku ve haşyet,cemali isimleri ise ümit verir.salih amel işledikçe reca kapısı,takvada ilerledikçe havf kapısı açılır.her iki kapıdanda aynı neticeye varılır:CENNET.Rabbim havf ve reca halinde sabredip ilahi mükafatlarına nail olan salih kulların dan eylesin.(AMİN)
paylaşım için teşekkürler...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 04:43


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats