![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| bir gün Rasulallah (sav) Hz. Ali (ra) ile sohbet ederken, kimseye anlatmaması şartıyla O'na ilahi aşkın sırlarından bahsetti... Hz. Ali (ra) Efendimiz (sav)den öğrendiği sırlar altında adeta ezildi... taşıyamaz olduğu hal O'nu alır, Medine şehrinin dışına kadar götürür... ne zamandır yürüdüğünü bilmediği halde yolu suyu çekilmiş bir kuyuya varır... gönül dünyasına akmaya devam eden ilahi sırlar benliğine sığmaz olduğunda, Hz. Ali dayanamaz artık, feyiz ve muhabbetle bezenmiş duygularını kupkuru bir kuyuya döker... Hz. Ali nin dilinden dökülen sırların güzellikleriyle dolan kuyuda coşarak deruni bir heyecanla sel olur taşar... taşan suların bereketiyle kuyunun etrafında bir,bir kamışlar boy verir... aradan günler geçer ve kuyunun başına bir çoban gelir, kamışlardan birini keser.... kestiği kamışın gövdesine çeşitli yerlerinden delikler açar, sonra dudaklarını götürüp üfler... çoban nefesini verir vermez, kamıştan aşıkane inleme ve feryat sesleri yükselmeye başlar... kamış her işiteni hayran bırakan seslerle birlikte ününüde yaymaktadır... Efendimiz (sav) kalbe vecd ve heyecan veren bu sesleri duyunca işin aslını anlar, Hz. Ali (ra)yı çağırıp "sana açıkladığım sırrı açıkladınmı_?" diye sorar, Hz. Ali (ra) "evet ya Rasulallah (sav) o yüce sırrı kalbime sığdıramadım, suyu çekilmiş bir kuyuya söylemeye mecbur kaldım" diye cevap verir... Mevlana nın aktardığı bu hikayeye göre o kuyunun etrafında boy veren "ney" diye bilinir... Mevlana insanın ruhlar aleminden uzak kalan ruhunun böylece feryat ettiğini anlatır ve ''ney ile insan''ı birbirine benzeten türlü hikayeler anlatılır... aşk abidesi Mevlana Celaleddin Rumi (ks) kamışları benzetti, ben acizane ilmi benzetirim, ne zaman ki tasavvufu inkar edenleri duydum, anlamayanlar dedim işte... Rasulallah (sav) ne çeşit ilimler öğretmiş te bazılarını herkese açıklanmasını istememiştir... anlamayan inkar eder, imanı gider diye... tasavvuf herkes tarafından anlaşılmaz ve zaten herkesede anlatıl/a/maz... |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Ebu Hüreyre (r.a.); ''Resulullah (sav)den iki ilim aldım... birisini size bildirdim.. ikincisini bildirmedim, çünkü anlayamazsınız dedi.... birincisi, ''İlm-i zahir'' ikincisi ''İlm-i bâtın''dır... bunu ancak, evliya ve sıddıklar bilir...'' diye bildirmiştir... zâhirî ilim, zâhirde bedenle yapılan iş ve ibadetlerin hükümlerini öğreten ilimdir... bâtınî ilim, iç alemin ilmidir... kalple ilgili amellerin ve ibadetlerin hakikatini öğretir... insanın kalbini, ruhunu ve nefsini tanıtır, onların terbiye yolunu gösterir... varlıkların iç yüzünü, kainatın inceliklerini, ğayb alemini, melekut aleminin sırlarını, ahiret hallerini konu edinen ilme de bâtınî ilim denir... ''tasavvuf; kulun ALLAH'a yaklaşması, ALLAH'a kul olma sanatıdır...'' tasavvuf herkes tarafından anlaşılmaz ve zaten herkese de anlatıl/a/maz... |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 975
| güzel paylaşım saolasın abim |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ney in hikayesi ilginçmiş bugünde bi programda ney dinledim gerçekten aşıkane bi inleyişi var sağolasın cengiz abi... |
| |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |