![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 319
| SUAL: İnsan, iblisi kendisinden nasıl uzak tutabilir? CEVAP: Allahû Tealâ buyuruyor: 43/ZUHRUF-36: Ve men ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn(karînun). Kim, Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse Biz, ona şeytanı musallat ederiz. Ve onun için şeytan, arkadaştır. Şeytanın temel amacı, insanı cehenneme götürmek ve bu dünyada da mutsuz kılmaktır. Zikir; mutluluğun ilâcı, vasıtasıdır. Zikir sırasında herkes daimî zikir-deki bir insanın duyacağı zevki, mutluluğu yaşayacağına göre zikir, mutluluğun temel vasıtasıdır. Şeytan zikrinizi kesmek ister. Zikir, mutluluktur. Allah’ın zikri biliyorsunuz ki, üzeri-mize farzdır: 73/MUZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen). Rabbinin (Allah’ın) ismiyle zikret ve herşeyden kesilerek O’na (Allah’a) dön (ulaş, vasıl ol). Çok zikir de farzdır: 33/AHZAB-41: Yâ eyyuhellezîne âmenûzkurullâhe zikren kesîrâ(kesîren). Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin. Hergün Allahû Tealâ’yı zikrettiğiniz zaman parçası, zikretmediğiniz zaman parçasından daha uzun olsun. Böylece zikri çok yapacak, zikirsiz geçen süreniz daha kısa bir süre olacaktır. Peki, daimî zikir farz mıdır? Allahû Tealâ buyuruyor: 4/NİSA-103: Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alel mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten). Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken) Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı erkânıyla kılın. Çünkü; namaz, mü’minlerin üze-rine, vakitleri belirlenmiş bir farz olmuştur. “Daimî zikrin sahibi olun” diyor Allahû Tealâ. Zikir, sizi mutluluğa götürecek olan bütün anahtarların bileşkesidir. Mutluluk, zikirle vardır. Zikir, muhteşem ve sağlam bir mutluluk teminatıdır. Sevgili kardeşlerim, öyleyse şeytan, insanların zikirden yüz çevirmesiyle onları kendine dost edebileceğini biliyor. Eğer Allah’ın zikrinden bir insan yüz çevirirse o, adım adım şeytanın emrine girer. Şeytanın insanlara musallat olmasının amacı; insanların zikir yaparak Allah’a ulaşacak olmalarıdır. Daha sonra zikrin artışına paralel olarak, fizik vücutlarını, nefslerini, iradelerini de Allah’a teslim edeceklerdir. Öyleyse zikri engelleyebilirse hepsini engellemiş olmaktadır. İblis, zikri unutturmuş. Kullandığı silâh son derece basit. Zikir farz olmasına rağmen, günün yarısından daha fazla zikir de farz olmasına rağmen, daimî zikir de farz olmasına rağmen, ZİKRİ FARZLARIN ARASINDAN ÇIKARMAYI BAŞARMIŞ. İblis, korkunç zekî bir mahlûk sevgili kardeşle-rim. Ama yenilmeye mahkûm! Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz ki O, Yüce Rabbimiz, onu yenmenin bütün silâhlarını BİZE verdi. Eğer bir kişi Allah’a ulaşmayı dilemişse, ona bir cinin musallat olması halinde, bir büyü yapılması halinde Bize ait olan bir eşyanın o kişide bulunması yeterlidir. Hiçbir zaman iblis ona tesir edemez. Böyle bir yetkiyi Yüce Rabbimiz Bize ihsan buyurduğu, ni’met olarak verdiği için Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz. Gelecek günlerde onun mağlup olduğunu göreceksiniz. Allah, herşeye kaadirdir. Şeytanın insanlara musallat olmasının amacı, zikri kesmektir. Zikri kesince de insanın tekâmülüne kesinlikle engel olacaktır. Zikir yoksa ne ruhun teslimi vardır ne fizik vücudun teslimi vardır ne nefsin teslimi vardır ne iradenin teslimi vardır. Zikir yoksa kurtuluş yoktur! Allahû Tealâ buyuruyor: 7/A’RAF-27: Yâ benî âdeme lâ yeftinennekumuş şeytânu kemâ ahrece ebeveykum minel cenneti yenziu anhumâ libâsehumâ li yuriyehumâ sev’âtihimâ innehu yerâkum huve ve kabîluhu min haysu lâ terevnehum innâ cealneş şeyâtîne evliyâe lillezîne lâ yu’minûn(yu’minûne). Ey Âdemoğulları! Şeytan, sizin ebeveyninizi (anne ve babanızı), onların ayıp yerlerinin görünmesi için elbiselerini soyarak, cennetten çıkardığı gibi sakın sizleri de fitneye düşürmesin. Muhakkak ki; o ve onun kabilesi (topluluğu), sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Muhakkak ki; Biz şeytanları mü’min olmayanlara dost kıldık. İblis de bir şeytandır diğer şeytanlar da şeytandır ama hepsi de cin taifesindendir. Onlar dumansız ateşten, enerjiden; insanlar ise topraktan yaratılmışlardır. Biz insanların nefsi var, cinlerin nefsi var, şeytanların nefsi var. Biz insanların ruhu var, cinlerin ruhu yok, şeytanların ruhu yok. Ne yazık ki, Allah’a ulaşmayı dilemeyenler şeytanın dostudur. Ne yazık ki, onlar küfürdedirler, diğerleri ise mü’mindirler. 2/BAKARA-257: Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tagûtu yuhricûnehum minen nûri ilaz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne). Allah, îmân eden o kimselerin dostu (ve yardımcısı)dır. Onları (onların nefslerinin kalplerini) zulümattan nura çıkarır. O kâfir kimseler ki; onlar tagutun (şeytanın) dostlarıdır. Onlar (onların nefslerinin kalpleri) nurdan zulümata çıkarılırlar. İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada ebedî kalıcıdırlar. Allah’a ulaşmayı dilemeyenler, Allah’ın zikrinden yüz çevirenler, bir başka ifadeyle zikir yapmayanlar, şeytanın dostu olanlardır. Şeytanı görebiliyor musunuz, insanları nereden vurmuş? Zikri bütünüyle unutturmuş... Üç hali de farz olan zikir ne 32 farzın içinde ne 54 farzın içinde var. Düşünebiliyor musunuz sevgili kardeşlerim, şeytan deveyi hamuduyla beraber yok etmiş. Gayesi Kur’ân-ı Ke-rim’i yok etmek değil. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’i yok etmeyi başaramayacağını biliyor. Allahû Tealâ diyor ki: 15/HİCR-9: İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne). Muhakkak ki; zikri (Kur’ân-ı Kerim’i), Biz indirdik. O’nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz. Şeytanın Kur’ân-ı Kerim’de en ufak bir değişiklik yapması da mümkün değildir. Ne yapacaktır? Kur’ân’ın insanları dünya ve cennet mutluluğuna ulaştıracak olan bütün faktörlerini unutturmaya çalışacaktır. Bunu bihakkın başarmıştır, sevgili kardeşlerim. Allah razı olsun. |
| |
| Konu Araçları | |
| |