ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 03-08-2008, 04:38   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 24
Mesajlar: 319
Varsayılan Kur-an’daki İslam ve Bu gün Yaşanan İslam

”Kuran’daki islam ve bugün yaşanan islam”

Sevgili kardeşlerim ,Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz ki Allah’ın bir zikir sohbetinde sizlerle birlikteyiz.Konumuz : “Kuran’daki islam ve bugün yaşanan islam.”
Herkes islam olduğunu ,islamı yaşadığını söylüyor bir de bunların ne yaptığına bakıyoruz, nelerin sahipleri?-
Bu insanlar çok geniş bir fıkıh ilminin sahipleri, ilahiyat fakultelerini bitirmişler,doçent olmuşlar,prof. olmuşlar... ve “Biz islamı yaşarız” diyorlar.İslamı nasıl yaşadıklarna bakıyoruz.
Diyorlar ki : “İslamın beş tane şartı vardır, hadisi şerif’te açık,
“Bir bedevi Peygamber Ef.(sav) soruyor :
- “Ey Allah’ın resulü ben cennete gitmek istiyorum ne yapmalıyım?-
Peygamber Ef.(sav)’de ona diyor ki :
-“ Namaz kıl, oruç tut, zekat ver,hacca git ve kelimeyi şehadet getir.”
Bedevi :
-“Eğer bunları yaparsam gerçekten cennete gidermiyim?”
Peygamber Ef.(sav)’de ona diyor ki :
-“Evet girersin.”

Sevgili kardeşlerim bu bir mevzuu hadistir !Uydurma hadistir. Peygamber Ef.(sav) buyuruyor ki :
“Benim hadislerim bir gün tartışılacaktır, Kuran’a bakın,hiç bir hadisim Kuran’a aykırı olamaz !”
O zaman bakıyoruz ,İslamn beş şartı ile islam yaşanmıyor,Kuran’ı Kerim’de.Hiç kimse İslamın beş şartı ile Allah’ın cennetine giremez!
Allahu Teala Kuran’ı niçin indirdi ?
Ondan önce İncili neden indirdi?
Ondan önce Tevratı niye indirdi? Ondan evvel Hz. İbrahim’e ,Hz.Nuh’a ve diğer peygamberlere verdiği kitapları niçin verdi?
-İnsanları Hidayete erdirmek için.İnsanları dünyada huzur ve mutluluğu yaşatmak için ve kıyametten sonra da cennetine almak için Allahu Teala bütün muhtevayı koydu.İnsanların elinde bugün kalan üç mukaddes kitaba da .Bir defa bu Üç dinin üçü de Hz.İbrahimin Hanif dinidir.(Şura-13)
Hz. Nuh’un şeriatı ve diğer tüm peygamberlerin de şeriatı aynıdır.Ve Allahu Teala bunu fırkalara ayrılmayalım diye vermiş.
Öyleyse bu şeriatın muhtevasına baktığımız zaman fırkalara ayrılmayacak olan esasları tespit etmemiz lazım.(Rum-31,32)ayetine bakyoruz ilk işaret oradan geliyor.
30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
30/RUM-32: Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
(O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.”

İşte Sebe -20.ayeti :
34/SEBE-20: Ve lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mûminîn(mûminîne).
Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.

Sahabe soruyor : “Ey Allah’ın resulü kaç fırka.
Peygamber Ef.(sav): “73 fırka .Bunlardan 72’si ayrı ayrı fırkalarda yaşayacaklar ama dinlerini yaşayamayacaklar.Sadece bu 72 fırkanın içinde bulunan insanların arasında yaşayacaklar ama onlar yedi safha ve dört teslimi yaşayacaklar.
Şunu görüyoruz ki insanlardan sadece Allah’a ulaşmayı dileyenlerden oluşan bir tek fırka mümin standartlarında geri kalan bütün fırkalar şeytana kul olmak durumundalar.
Sevgili kardeşlerim ,14 asır evvel sahabenin yaşadığı islama bakıyoruz ,acaba Kuran’ın farzlarını gerçekleştirmişler mi ve mutluluğu yaşamışlar mı?
-Birinci farz (Rum-31) ayeti .
Gördük ki dileyen kişi takva sahibi olur ve böylece şirkten kurtulur.Geri kalanları söylemeye gerek yok,aslında Allah onlarıda tam 12 ayrı açıdan değerlendirmiş.Allah’a ulaşmayı dileyenler ve dilemeyenler çok kesin bir şekilde birbirinden ayrılmış.Kim Allah’a ulaşmayı dilemez ise onun gideceği yer mutlaka cehennemdir.(Yunus-7,8)
Bütün sahabe dilemişler mi?- Evet dilemişler .(Zümer-17)
Ayeti kerimeden anlıyoruz ki sahabe başlangıçta tagutun kulu iken Allah’a ulaşmayı dilemeleri halinde Allah’ın kulu olmuşlar ve cehennemden kurtulmuşlar.Burası birinci kulluk.
Bundan sonra ne olur ?-Kişi bundan sonra Mürşidine ulaşacaktır.Burası ikinci safhadır.
Allah’a ulaşmayı dileyen kişiye Allah yardımlarını başlatacaktır,onun üzerindeki uzuvlarındaki ve hassalarındaki engelleri kaldıracaktır .Kişiyi İrşad makmını idrak edebilecek bir hüviyete getirecektir.Sonra da o kişinin göğsünü yaracaktır,göğsünden kalbine nur yolunu açacaktır ve kişi Allah’ın yolunda zikredince onun kalbine %2 oranında rahmet salevat nurunu gönderecektir.Daha sonra Allahu Teala o kişiyi Mürşidine ulaştıracaktır.Tabiyyetle beraber kişinin ruhu Allah’a doğru yola çıkacaktır.Tabiyyet yolun ikinci safhasıdır.
Acaba sahabe tabiyyetlerini gerçekleştirmişler mi?-Evet.(Fetih-10)
Allahu Teala tabiyyeti üzerimize farz kılıyor mu ?-Evet kılıyor.
(Vettebi sebile men enabe ileyye) “Bana yönelenlerin (ruhunu Bana ulaştırmak üzere yola çıkaranların) yoluna tâbî ol.”(Lokman-15) .
Allahu Teala burada sebile tabi olmanın mürşide tabi olmak olduğunu söylüyor.Burada tabiyyetle birlikte Allahu Teala o kişini başının üzerine devrin imamının ruhunu gönderiyor ve kişinin kalbine imanı yazıyor (Mücadele-22)
Allahu Teala tabiyyeti bütün insanların üzerine farz kılıyor.(Maide-35).
Ayrıca Allahu Teala bu vesilenin nasıl isteneceyi konusunu Bakara-45.ayetinde açıklıyor.
Hacet namazını kılın ve Mürşidinizi Allah’tan sorun”diyerek emrediyor Allahu Teala.
Bütün sahabe Peygamber Ef.(sav)’e tabi olmuşlar.(Fetih-10)
Allahu Teala bunu Kuran’ı Kerim’e koyuyor ki gelecek nesillerde herkes bunu anlasın.Onlar kesin şekilde Allah’a mülaki olmayı dileyenler(Bakara-46).
Peki ruhu Allah’a ölmeden evvel ulaştırmak üzerimize farz mı ?-Evet (Fecr-28).
Allahu Teala ruha sesleniyor ve onun Allah’a rücü etmesini emrediyor.
Tabiyyetle beraber ne olur ?-
Bir kişi Mürşidine tabi olduğu zaman ruhu vicudunu terkeder (Mümin-15) ve devrin imamının dergahına ulaşır.
Kişi gece saat 12 veya 01’den sonra boy abteasti aldıktan sonra hacet namazını kılmıştır, Allah’tan mürşidini sormuştur ,Allah’ta ona mürşidini göstermiştir ve kişi ona ulaşıp tabi olması ile birlikte ruhu vicudundan ayrılmıştır.Kişinin ruhu Ana dergaha otomatik olarak ulaşacaktır ve oradan yedi katlık yolculuğa çıkanlarla birlikte evvela 1.kata kadar çıkabilecekir.Sonra 2.3.4.5.6.7.kata çıkacaktır burada da yedi tane alem geçecektir.Ruhu Allah’ın Zat’ına ulaşacaktır.Böylece vuslata nail olacaktır.Ruhun Allah’a ulaşması hidayettir.
Bütün sahabe Hidayete ermişler mi?-(Zümer-18)
“Onlar sözün ahsen olanına tabi olurlar,onlar hidayete erdiler...”diyor Allahu Teala .
Sözün ahsen olanına tabi olan sahabe için ,hidayete erdiği kesinlik kazanıyor.
Sonra daha ötede Fizik vicudun teslimi var.Bu bir dik yokuştur.Zikrin 18 saati aşması lazım. Evvela 12 saati aşacak ve insanlar günün yarısından daha fazla olan zamanı zikirle geçirecekler ve pozitif zühtün sahibi olacaklar ve Zahit olacaklar.Allahu Teala Fizik vicudumuzun teslimini de üzerimize farz kılıyor.(Yasin-60,61.)
Allahu Teala “Ademoğulları” dediği zaman fizik vicutlarımızdan bahseder.Demek ki fizik vicutlarımızın Allah’a teslim olması üzerimize farz kılınmış.(Nisa-125)
Allahu Teala Fizik vicutlarını Allahu Teala’ya teslim edenlere muhsinler adını veriyor.Burada insanlar çok önemli bir aşamadan geçerler.Burası dik yokuş ,kişinin 18 saatten daha fazla zikretmesi hali.Bunu gerçekleştirmeyen insanlar muhsin olamazlar.Allahu Teala bütün sahabe için fizik vicutlarını Allah’a teslim ettiklerini söylüyor (Ali-İmran-20,Bakara-112).
3/AL-İ İMRAN-20: Fe in hâccûke fe kul eslemtu vechiye lillâhi ve menittebean(menittebeani), ve kul lillezîne ûtûl kitâbe vel ummiyyîne e eslemtum, fe in eslemû fe kadihtedev, ve in tevellev fe innemâ aleykel belâg(belâgu), vallâhu basîrun bil ibâd(ibâdi).
Eğer seninle tartışmaya kalkarlarsa, o zaman de ki: “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ÜMMÎ’lere de ki: “Siz de (fizik vücudunuzu Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse o zaman (onlar) andolsun ki; hidayete ermişlerdir. Eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen (görev) ancak tebliğdir. Allah kullarını BASÎR’dir (görendir).”

Fizik vicudun tesliminden sonra ,dik yokuş aşıldıktan sonra insanların ulaşması lazım gelen kademe nefsin teslimidir.Nefsin teslimi mutlaka daimi zikri gerektirir. Nefsini teslim eden insanlar Ulul Elbab adını alır(Ali İmran-190,191).
İnsanlar üç halde bulunabilirler. Ulul Elbab ise bu üç halde de Allah’ı zikretmektedirler.
Böyle bir muhteva içerisinde insanların nefslerini Allah’a teslim etmeleri üzerlerine farz kılınmış(Nisa-103) ve bütün sahabe de nefslerini Allah’a teslim etmişler(Zümer-18).
Daimi zikrin sahibi olan insan aynı zamanda nefsini Allah’a teslim etmiş olan bir insandır.
Ulul Elbab olmanın ötesi bir insan için mutlaka Tevbeyi Nasuha (Tahrim-8)davet edileceği bir yeni makama ulaşmayı gerektirir.Bu muhlis olmaktır.Allahu Teala muhlis olmayı da insanların üzerine farz kılmış.İhlas makamı (Beyyine -5)’te açıklanmıştır.Bütün insanlar için Allah’ın farz emri muhlis olmak , kalplerini halis kılmak .
Ulul Elbab makamında kalp gözü açılan bu insanlara Allahu Teala yedi kat yerleri gösterir ve yedi kat cehennemi.Bundan sonra Allahu Teala kişiye devrin imamının o noktadaki durumunu gösterir.Yani bu dergahta neler olup bittiğini görür kişi. İhlas makamında ise kişiye , tabi olanların ve devrin imamının bulunduğu ana dergaha ulaşanların 1.2.3.4.5.6.7.gök katlarında neler yaptıklarını ,onların üzerlerindeki gerçekleşen her şeyi birer birer gösterir.
Zemin katta devrin imamının dergahından yükselen kişilerin ruhları gök katlarında sırası ile:
1.katta,çimenler üzerinde açıkta bir secde yaparlar,
2.katta, Su varılma havuzlarında bir süre kalınır, bundan sunraki kademeler adım adım gelir,
3.katta, İki katlı bir mescitte secdeye gelmek,namaz kılmak,
4.katta, Beytül Makdes’in aslında secde ederler,
5.katta, Beytül Haram’ın aslında secde ederler,
6.katta, Sıbgatullah olma mahallinde rengi çok açık yeşile dönecektir.Bu renk tamamlandığı zaman vicudundaki çatlama bitecektir ve Cebrail (as) tarfından sefer elbisesi giydirilerek yedinci gök katına ulaştırılacaktır.Yednci katta da yedi tane alem geçecektir.Ve neticede Zikir hücrelerindeki zikrini tamamladıktan sonra sıdretül müntehaya ulaşıp Allah’ın Zat’ına ulaşacaktır.
İşte bütün bu yolculuk o kişiye İhlas makamında Allahu Teala tarafından net olarak her katta neler yapıldığı gösterilir.Ve bundan sonra Salah makamında Allahu Teala o kişinin:

1.Günahlarını örtecektir,
2. Kişiye iki nuruna ilaveten bir üçüncü nur verilir,
3. Günahları sevaba çevrilir,
4. Allah kişinin iradesini teslim alır ,
5.“İrşada memur ve mezun kılındın” cümlesi ile Allahu Teala kişiyi İrşada yetkili kılar.
Bütün sahabe muhlis oldular mı ?-Evet.(Bakara-139)
2/BAKARA-139: Kul e tuhâccûnenâ fîllâhi ve huve rabbunâ ve rabbukum, ve lenâ â’mâlunâ ve lekum a’mâlukum ve nahnu lehu muhlisûn(muhlisûne).
De ki: “Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, onun için ihlâs sahibi (muhlis) (kul)larız.”
Bütün sahabenin iradeleri Allah tarafıdan teslim alınarak İrşad makamının sahibi olmuşlar mı?- Evet (Tevbe-100)
9/TEVBE-100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ıhsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn ,Onların bir kısmı muhacirînden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Bu ayeti kerimeden de ister ensar ister muhacirin olsun kendilerine ihsanla tabi olunduğunu anlıyoruz.
Öyleyse Allahu Teala yedi safhanın yedisini de farz kılmış ve bütün sahabe bu hedefe ulaşmışlar.İşte bu Kuran’daki islam.Peki bugün ne var ?-
Bugün islamdan sadece beş tane şart kalmış ve de bu beş şartla hiç kimsenin cehennemden kurtulup Allah’ın cennetine girmesi söz konusu değildir.Ne ilave etmek lazım?
Mutlaka Allah’a ulaşmayı dileyi ilave etmemiz lazım .Bu Kuran’ın olmaz ise olmaz şartıdır. Allah’a ulaşmayı dilemedikçe hiç kimse manevi tekamülünü gerçekleştiremez.Bir şey daha var ,hiç kimse zikirsiz nefs teskiyesi ve tasfiyesini gerçekleştiremez.Öyleyse Allahu Tealayı zikretmek İslamın yedinci şartı oluyor.Birinci şartı ise Allah’a ulaşamyı dilemektir.
Allahu Teala Ankebut-45. ayetinde buyuruyor ki :
29/ANKEBUT-45: Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salatı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salat (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Zikrullah ,Kuran’ı kerim tilavetinden de ,namaz kılmaktan da daha büyük ,en büyük ibadettir”diyor ve bu namaz kılmaktan da büyük bir ibadetin varlığınaa rağmen insanlar zikri çıkarmışlar ve böylece hidayet önlenmiş.Hiç kimse zikirsiz hidayete eremez!
Şeytan evvela yahudileri mahfetmiş,onlara dinlerini unutturmuş sonra hristiyanlara dinlerini unutturmuş daha sonra da müslümanlara dinlerini unutturmuş.Ve şu anda islam alemi bir perişanlık içerisinde ve de islamın beş şartını yaşamakta olan ve bununla kurtulacağını ümit eden hiç kimse Allah’ın cennetine giremez.Öyleyse islam’ın bugünkü hali bir trajediyi ihtiva ediyor.Hüküm : Bugün islam aleminin çok büyük kesiminde yaşanmıyor.Küçük gruplar ,ki o gruplar hristiyanlığın içinde de var yahudilerin de içinde var .Onlar asırlarca evvelki Peygamberlerin zamanında yaşamış olan yedi safha ve dört teslimi bügün de yaşamaktalar.
Ama çok küçük gruplar.Allahu Tealanın hepinizi hem cennet ham de dünya saadetine ulaştırmasını Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimizi inşallah burada tamamlıyoruz. Allah hepinizden razı olsun.


__________________
Kur-an, insanlar O’nu müzikal bir şekilde okusun diye değil, muhtevasını öğrensinler ve hayatlarına tatbik etsinler diye indirilmiştir
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-08-2008, 13:52   #2
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 30
Varsayılan Yanıt: Kur-an’daki İslam ve Bu gün Yaşanan İslam

İSKENDERİN TANRISI OLAN CİNLERDEN KUR’ANA NAZİRELER

KAFİR CİNLER REZALET NURLARINI KUR’ANIN TEMEL VASIFLARIYLA REKLAM ETMEKTEDİRLER. BÖYLECE REZALET NURLARINI KUR’ANA EŞDEĞER GİBİ TAKDİM ETMEKTEDİRLER.

ALLAH KUR’NI HZ. MUHAMMED’İN KALBİNE İNZAL ETTİĞİNİ SÖYLEMEKTEDİR. VE O KUR’ANIN YOL GÖSTERİCİ OLDUĞUNU BELİRTMEKTEDİR

BAKARA 97 De ki: "Kim Cebrail'e -ki o, Allah'ın izniyle Kur'an'ı kendinden öncekini doğrulayıcı, insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin kalbine indirmiştir- düşman kesilirse…

Ali İmran 4. Daha önce insanlara bir yol gösterici olarak Furkan'ı da indirdi. Şu bir gerçek ki, Allah'ın ayetlerini örtüp inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Ve Allah hem Azîz'dir hem intikam alıcı...

İSKENDERİN TANRISI OLAN KAFİR CİNLER DE REZALET NURLARININ İSKENDER’İN KALBİNE İNZAL EDİLDİĞİNİ VE BU KİTABIN YOL GÖSTERİCİ OLDUĞUNU İDDİA ETMEKTEDİRLER.

(Rezalet Nurları Kitabındaki İnzal Suresi’nden) . BU KİTAP LEHFİ MAHFUZDA, ÜMMÜL KİTAB'IN İÇİNDE MEVCUT OLUP, KUR'AN-I KERİM'DEN SONRA DÜNYAYA İNDİRMEKTE OLDUĞUMUZ İLK KİTAPTIR. CİBR İL EMİN VASITASIYLA DEĞİL, O'NUN NEZDİMİZDE BULUNAN AZİZ RUHU TARAFINDAN DOĞRUDAN DOĞRUYA O'NUN KALBİNE İNDİRİLMEKTEDİR.

(başka bir sureden) BU KİTABÜL KERİM RİSALET NURLARI ADI ALTINDA SANA YANİ MEHDİ’YE, YANİ İSKENDER EL EKBER KULUMUZA İNDİRMEKTE OLDUĞUMUZ BİR YOL GÖSTERİCİ VE AYDINLATICIDIR. ONU GÖRDÜĞÜN GİBİ, NEZDİMİZDE OLAN AZİZ RUHUN MEHDİ VASITASIYLA İNDİRMEKTEYİZ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-08-2008, 13:53   #3
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 30
Varsayılan Yanıt: Kur-an’daki İslam ve Bu gün Yaşanan İslam

Tanrısının iskender'i işlettiğinin en açık delillerinden birisi de ona Tanrısı tarafından inzal edilen Rezalet Nurları kitabındaki ikinci sure olan Anlaşmazlık Suresinde.

Şimdi o sureye bakalım:

2-ANLAŞMAZLIK SURESİ

Bismillahirrahmanirrahim
ONLARA BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİ MÜJDELE.

1 SAFER 1396
2 ŞUBAT 1976

ONLARA ARALARINDAKİ ANLAŞMAZLIKLARI HALLETMELERİNİ SÖYLE. AYRI AYRI TOPLANTI TERTİP ET. SONRA DEMİREL, ERBAKAN, TÜRKEŞ VE FEYZİOĞLU KULLARIMIZLA TOPLAN. ÖNCE EVVELDEN İTTİBA ETMİŞ OLAN ZEKİ KULUMUZU AL. SONRA TAHSİN VE SONER KULLARIMIZ İTTİBA EDECEKLER. ERBAKAN DA İTTİBA EDECEK.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM. RAHİM VE RAHMAN OLAN ALLAH’IN HUZURUNDA KENDİSİNE KİTAP, TAHT, SANCAK, NUR VE KILIÇ İHSAN EDİLMİŞ OLAN MEHDİ HAZRETLERİNE İTTİBA EDİYORUM. BU İTTİBA CÜMLESİDİR. BU RABBİNİZİN HUZURUNDA BİR AHİDDİR.
ARTIK RABBİNİZİN KATINDAN ALDIĞINIZ EMİRLERİ İFAYA BAŞLAYINIZ.


30 Muharrem 1396
1 Şubat 1976

Sene 1976. 30 yıldan beri adı anılan siyasetçilerden hangisi İskender'e ittiba etmiş?

İttiba cümlesine bakın:
RAHİM VE RAHMAN OLAN ALLAH’IN HUZURUNDA KENDİSİNE KİTAP, TAHT, SANCAK, NUR VE KILIÇ İHSAN EDİLMİŞ OLAN MEHDİ HAZRETLERİNE İTTİBA EDİYORUM.

Bu lafı Demirel, Erbakan ve Türkeş söylemiş mi?

Dahası İskender bu adamlarla toplantı yapabilmiş mi? Bu şahıslar İskender gibi bir herifle görüşmeyi kabul etmiş mi?

Merhum Türkeş İskender'in mehdiliğini kabul etmiş mi? Hayır.
Erbakan ve Demirel İskender'in mehdiliğini kabul etmiş mi? Hayır.
30 yıl değil 30 milyon yıl geçse kabul ederler mi? Tabiki Hayır.

İskenderin Kutsal Kitabının herbir cümlesi onun Allah katından olmadığının ispatıdır.

Koca koca adamlar hem de müslüman etiketiyle bu kitaba da iman etmekteler.

Allah'ın son kitabı yanında başka bir kitaba da iman eden, O'nun son Resulü yanında başka bir Resule(!) de iman eden şahıslar BEN MÜSLÜMANLARDANIM demesinler. Ne kendilerini ne de insanları kandırmasınlar.

Rezalet Nurlarındaki iki boyutlu enerji kitlesi olan Sahtekar ve Yalancı Tanrıyı Allah'a ortak koşan sizsiniz,

Şarlatan ve Soytarı bir adamı Allah'ın son Resulü Hz. Muhammed'e ve diğer kutlu elçilerimize ortak koşan ve hatta onlarında üstünde gören sizsiniz,

Ağzına kadar yalan ve sapıklık dolu bir kitabı Kur'an ile aynı makamdan inzal edilmiş gösteren, Kur'an gibi ona da iman eden böylece bu kitabı Kur'ana ortak koşanlar yine sizlersiniz,

Allah'ın Kur'andaki kelamı yanında İskender'in alakasız paranteziçi yorumlarına da iman eden, onları tartışılmaz mutlak hakikat ilan ederek Allah'ın sözü ile İskender'in şahsi yorumlarını eşitleyenler de sizsiniz.

O halde sizler müşrik değilsiniz de kim müşrik?

Müşrikler dindar olamaz mı sanıyorsunuz?

İskender+Allah'ın sözü olan Kur'an(!) Meali ile müslüman ayaklarına yatarak bu pislikleri örtemezsiniz.

Önce müşriklikten arınacaksınız, sonra laf etmeye hakkınız olacak.

İnancınızın kökeninde müşriklik var. Müşrikler öyle tarih öncesinde yaşamış olan varlıklar değiller. İnsanların çoğunluğu Allah'a şirk koşmaksızın iman etmemişlerdir(Yusuf 106). Bugün de aynı durum geçerlidir. İşte sizler bu tutumun temsilcilerindensiniz.

Bunları sizleri rencide etme adına yazmıyorum. Fotoğrafınızı çekip önünüze koyuyorum.

İskender'e, kitabına ve sözlerine kutsallık atfetmeyin. Yoksa putperest cahiliyye toplumu olmaktan kurtulamazsınız.

Günde 7 vakit değil 700 vakit namaz da kılsanız, geceleri hiç uyumadan ibadet de etseniz, haftanın iki günü değil her günü bile oruç tutsanız boş.

İmanınızdan şirki temizlemedikçe elde var sıfır.

Zümer 65. Andolsun, sana da senden öncekilere de şu vahyedilmiştir: Eğer şirke saparsan amelin kesinlikle boşa çıkar ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.

ALDANIŞTASINIZ, ALDANIŞTASINIZ, ALDANIŞTASINIZ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 04:10


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats