![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 319
| MUTLULUK SİZCE NEDİR? Mutluluk sizce nedir? Bir arabasahibi olmak mı? Ya da bir ev ? Yoksa evlenince mi mutlu olacağınızı düşünüyorsunuz? İyi bir işe ne dersiniz? Mutluluk yolculuğunun değerli yolcuları; Düşünün o çok istediğiniz, uğruna gecenizi gündüzünüze katarak elde ettiğiniz ve "o benim olursa en mutlu ben olurum" dediğiniz hedeflerinizi... O çok istediğimiz elbiseyialdınız sırtınızdan düşmedi.Bir gün, iki gün , üç gün... Ya sonra? Bitti! Artık vitrinde gördüğümüz o deri ayakkabı var aklımızda... Bir alabilsek başka ne isteriz ki? Ama onun da sonu aynı son, o bitecek. Bu sefer bir başkası.. Nefsimiz arsız bir çocuk gibi önce birşey istiyor, ona istediğini verene kadar onun için çıldırıyor ama elde edince tüm arzusu hevesi bir süre sonra sönüveriyor. Artık yeni bir şey istiyor. "Onunla mutlu olacakmış! "Hayat böyle değil mi "Mutluluk Yolculuğu"nun değerli yolcuları? Önce bir liseyi bitireyim diplomayı alayım diyoruz, sonra bir de üniversite sınavını kazanayım, 4 yıllık bölüme kapağı atayım istiyoruz. Uğraşıyoruz didiniyoruz. Güç bela giriyoruz üniversiteye. Şu vizeler bir bitse rahatlayacağız. Vizeler biter. Bu sefer de finaller. Vizeydi finaldi derken bir mezun olsak.. Mezun da olduk; Ah bir işe girsem benden mutlusu yok! İşe girdik ; "Bi terfi edemedik yahu şu patron bir zam verse daha ne isterim ki?" O da oldu. Güzel, hayat tıkırında gidiyor. Evlenince mutlu olacağım; Evlendik. Bir çocuğum olursa mutlu olacağım; kızımız oldu. (Allah bağışlasın...) Ama, bir oğlum olsun bak! Dünyalar benim olacak. Var ya! Şu bizim oğlan bir Anadolu lisesi sınavlarını kazansın, çok MUTLU olacağım. Varımızla yoğumuzla gece gündüz demeden daha rahat, daha lüx bir hayat için çırpındık. Evladımız üniversiteyi hayırlısıyla bir bitirsin, eli ekmek tutsun gayri rahatım sonrası. Tamam o da oldu. Ah! Evladımın bir mürrüvetini görsem; Allah'tan başka ne isterim ki?"torun" ? ....seneler geçer. Hayat, kadın için çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik, iş çemberinde dönerken adam sabah 8:00 akşam 5:00 mesaisinde. Gelince yemek, biraz televizyon ve uyku. Bu kısır döngüde, mutluluk seraplarının peşinde koşarken zaman avuçlarımızdan apansızca kayıp gitmiş. Ve bir de bakmışız ki son istasyondayız... Ne gençliğimizden ne dinçliğimizden eser kalmamış. Arkamıza dönüp baktığımızda, geride kalmış 70 yıl... Ama elde avuçta, ulaşılamamış bir "mutluluk" adresi... Hayatınızın gidişatı böyleyse, son istasyona vardığınızda ben aslında "MUTLULUĞU" arıyordum demek için çok geç olmadan, mutluluk seraplarının peşinden koşmayı bırakıp mutluluğu gerçekten olduğu yerde aramanın ve bu koşuşturmada içerisinde her gün bizim için doğan güneşin ışıltılarının artık farkına varmanın zamanı gelmedi mi sizce de? Ne dersiniz? NOT: KESİNTİSİZ VE SÜRESİZ HEM DÜNYA SAADETİ VE HEMDE AHİRET SAADETİNİ KAPSAYACAK OLACAK OLAN BİR MUTLULUĞA SADECE YAŞARKEN ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYEREK;YÜCE YARATICIMIZ OLAN ALLAH'I YÜRÜRKEN,OTURURKEN VE YAN YATAKEN DEVAMLI ZİKRETMEKLE ULAŞILIR. |
| |
| | #2 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,261
| Alıntı:
Mutluluk ve mutsuzluk insanın kendi elinde. İnsan kendisinin aynasıdır. en büyük düşmanıda yine kendisidir.. Mutluluk yaşadadığın anı huzurlu yaşayabilmekdir.(Tabi bunu başarabilirsek ) | |
| |
| | #3 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 319
| s.a lalezar kardeşim mutluluk ve mutsuzluk biizim elimizde ama Allahu teala hep mutlu olmamızı istiyor nasıl mutlu olacağımızıda kurada belirtmiş inş Biz insanı en ahsene ulaşabilecek takvim içinde yarattık ve sonra onu esfeli safiline reddetik başlangıçta nefsimizin 19 tane afeti yani hastalığı var ruhumuzunda tam tersi hasetleri var Nefsimizdeki bu hastalıklar doğuşumuzdan itibaren vardır ve bunlar oldukça mutlu olmamız sözkonusu değil ama bir gün Allaha ulaşmayı dilerseniz ve siza Allaha ulaştırmaya vesile olacak olan hidayetçiyi Allahtan iistediğiniz ve ona ulşaştığınız an Allahu teala mücadele suresi 22 ye göre katından sizin üzerinize eğitilmiş biir ruh devrin inmamının ruhunu gnderiyor oruhun gelmesiyle sizn kalbinize iman kelimesi yazılıyor ve siz nefs tezşkiyesi ve tasviyesine başlıyorsunuz bu tezkiyeyle Allahın katından sizin nefsinizin kalbine rahmetle fazl rahmetle salavat nurları geliyor bu nurların gelmesiyle nefsinizdeki hastalıklar veya karanlıklar aydınlığa çıkıyor Allahu teala şems 9 da şöle buyuruyor Onu nefsi tezkiyeeden felaha ermiştir NUR 21 dede Eğer Allahın Rahmeti ve FAZLI üzerinizde olmasaydı içinizden ebediyen kimse nefsini tezkiye edemez Allah razı olsun |
| |
| | #4 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,261
| A S..İnşaAllah.Allah razı olsun ![]() |
| |
| Konu Araçları | |
| |