![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 319
| MÜRŞİDİN VASIFLARI 1- Allah onun üzerinde rahim esmasıyla tecelli etmiştir. "Ve mâ überriü nefsiy, innennefse le'emmâretün bissûı illâ mâ rahime rabbiy." Yusuf-53 Yarabbi ben nefsimi ibra edemem (beraat ettiremem),çünkü nefsim bana şerri emreder,ama Rabbimin rahim (esmasıyla tecelli ettiği) nefsler hariç... 2- Mürşidin kulaklarındaki vakra kaldırılmıştır. Bu sebeple Mürşid, kendi mürşidinin söylediklerini işiterek irşada ulaşmıştır. 3- Mürşidin kalbindeki ekinnet kaldırılmış ve yerine ihbat konmuştur. Böylece O irşad makamının söylediklerini fıkıh (idrak) ederek irşada ulaşmıştır. Allah'ın yoluna girmeyenler ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların kalplerine ekinnet, kulaklarına vakra konulduğunu ifade ediyor Yüce Rabbimiz. "Ve izâ kara'tel kur'âne ce'alnâ beyneke ve beynelleziyne lâ yü'minûne bil'ahireti hicaben mestûrâ." İsra-45 Sen Kur'ân-ı okuduğun zaman, seninle ahrete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz. "Ve cealna alâ kulûbihim ekinneten en yefkahuhü ve fiy âzânihim vakra, ve iza zekerte rabbeke fiylKur'âni vahdehü vellev alâ edbârihim nüfura." İsra-46 Onların kalpleri üzerine fıkıh (idrak) etmelerine bir engel (ekinnet) koyarız ve kulaklarının içine bir ağırlık (vakra) koyarız (seni işitmelerine mani olmak için) sen Rabbinin vahdetini Kur'ân da zikrederken onlar nefretle arkalarını dönerler... Ahrete inanmayanların insanları Allah'ın yoluna girmekten alıkoyanlar olduğunu Hud Suresinin 19 uncu Ayeti söylüyor. "Elleziyne yasuddune an sebiylillâhi ve yebguûnehâ iveca, ve hüm bilahireti hüm kafirun." Hud-19 Onlarki Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğriltmek isterler onlar ahrete inanmayanlardır... "Ve liya'lemelleziyne utûl'ilme enne hülhakku min rabbike fe yu'minû bihi fetuhbite lehu kûlûbühüm. Ve innallahe lehadilleziyne âmenû ilâ Sıratın Mustakıym" Hac-54 Kendilerine ilim verilenler bunun Rablerinden bir hak olduğunu bilsinler de buna iman etsinler diye onların kalplerine ihbat (idrak etmeyi temin edecek bir ihsan) konulur. Ve muhakkakki Allah amenu olanları Sırat-ı Mustakiym'e ulaştırır. Mürşid mutlaka Allah'a ulaştığı cihedle muhakkakki kulağındaki vakra alınmış, kalbindeki ekinnet de alınarak yerine ihbat konmuştur. 4- Mürşidlerin kalbine Allah hidayet koymuş ve bu hidayet Mürşidin kalbini Allah'a döndürmüştür. "Mâ esâbe min nusiybetin illâ bi'iznillâh ve men yü'min billâhi yehdi kalbeh.." Tegabün-11 Allah izin vermedikçe hiçbir musibet başa gelmez! kim Allah'a iman ederse onun kalbine hidayet konulur. "Men haşiyerrahmâne bilgaybi ve câe bikalbin müniyb" Kaf-33 O kişi ki, gaybde Rahman'a huşû duyar ve (Allah'a) dönmüş bir kalple (Allah'ın huzuruna) gelir. 5- Mürşidlerin hepsi velîdir. (Evliyadır) Yani Allaha dost olmuştur. Ruhunu Allah'a teslim etmiştir. Bu ilk teslimdir. "Men yehdillâhü fehuvelmühted, ve men yudlil felentecide lehü veliyyen mürşidâ" Kehf-17 Allah kimi kendisine ulaştırırsa o kişi hidayete erer, kimi de delalette (bırakırsa) o kişi için bir Velî-Mürşid bulunmaz! 6-Mürşidlerin hepsi kendilerine İndi İlâhide altın taht ihsan edilmiş veAllah da onlara dost olmuştur. “Ve hâzâ sırâturabbike müstekıymâ kâd fassalnel'ayâti likavmin yezzekkerû.” Enam-126 İşte bu Rabbinin sıratı müstakiymi'dir. Allah âyetlerini tezekkür eden bir kavim için açıklar. "Lehüm dârüsselâmi inde rabbihim ve hüve veliyyühüm bimâ kânû yâ'melûn" Enam-127 Onlara Rablerinin indinde teslim yurdu vardır ve Allah onların velîsi (dostu) olmuştur amellerinden dolayı... 7- Mürşid zühd sahibidir. Zikirsizliğe karşı zahid olduğunu daimî zikre ulaşarak Allah'a ispat etmiştir. "Ve serevhü bisemenin bahsin derâhime ma'dudeh, ve kânû fiyhi minezzâhidiyn" Yusuf-20 Yusufu değersiz bir fiatla birkaç dirheme sattılar. Onlar Yusufa karşı zahiddiler. 8- Mürşid fizik vücudunu Allah'a teslim etmiş ve muhsinlerden olmuştur. Bu, ikinci teslimdir. "Ve men ahsenu diynen mimmen esleme vechehü lillâhi ve hüve muhsinun vettebe‘a millete ibrâhiyme haniyfâ,vettehazallahü ibrahime haliylâ" Nisa-125 Ve o kişi ki, vechini (fizik vücudunu) Allaha teslim etmiş ve muhsinlerden olmuştur. Dinde ondan daha ahsen kim vardır. İbrahimin dinine tabi olmuştur hanif olarak... ve Allah İbrahimi sevgili (dost) kıldı. 9- Mürşid daimî zikrin sahibidir. Ulûl Elbab olmak şerefine ermiştir. "İnne fiy halkissemâvâti vel'ardı vahtilâfilleyli vennehâri leâyâtin liûlil'elbâb" Ali İmran-190 Ulul Elbab için göklerin ve yerin yaratılmasında ve gece ile gündüzün ihtilâfında ayetler vardır. "Elleziyne yezkürûnallahe kıyâmen ve ku'ûden ve alâ cünûbihim,ve yetefekkerûne fiy halkissemâvâti vel'ard.." Al-i İmran-191 Onlar ayakta iken, otururken ve yan üstü yatarken hep Allahı zikrederler. Allahın gökleri ve yeri yaratması konusunda tefekkür ederler! 10- Mürşid, nefsindeki bütün afetleri Allah'ın yardımıyla (Allahın zikirle gönderdiği nurlarla) yok etmiş ve bütün afetlerden berî olmuştur. Sadece hasletlerden oluşan, ruhun fazllarından oluşan, halis bir nefse sahip olmuştur. MUHLİS sıfatını kazanmıştır. Böylece nefsini de Allah'a TESLİM etmiştir. Böylece üçüncü ve son teslimini de tamamlamıştır. Ve İSLÂM olma (Allah'a göre İslâm olma) şerefine ermiştir. "Ve mâ ümirû illâ liya'büdullahe muhlisıyne lehüddiyne hünefâe ve yükıymussalâte ve yü'tüzzekâte ve zâlike diynülkayyime" Beyyine-5 Onlar emrolunmadılar, ancak ha nifler olarak Allaha dinde muhlis (halis, saf,katışıksız) kullar olmakla ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte bu kayyım olan dindir. 11- Mürşid, İrşada ulaşmıştır. Tıpkı sahabenin irşada ulaşması gibi... Bilindiği gibi sahabe de mürşid idiler... "Va'lemû enne fiyküm resûlallah, lev yütiy'küm fiy kesiyrin minel'emri le'anittüm,ve lâkinnallahe habbebe ileykümül'iymâne ve zeyyenehü fiy kulûbiküm, ve kerrehe ileykümülküfrü velfüsûka vel'ısyân,ülâike hümürraşidûn" Hucurat-7 Biliniz ki şüphesiz Allahın resulü aranızdadır, eğer sizden gelecek taleplere itaat etseydi siz sıkıntıya uğrardınız ve lâkin Allah sizlere imanı sevdirdi. Fıskı,küfrü,isyanı kerih gösterdi. İşte onlar irşad olanlardır. 12- Mürşidin, kalp gözü ve kalp kulağı açılmıştır. "İnne fiy zâlike lezikrâ limen kâne lehü kalbün ev elkassem'a ve hüve şehiyd. Kaf-37 Muhakkakki bunda kalbinin semi hassasına (işitme hassasına) ilka edilenler (kalp kulağına ilham edilenler) ve şahid olanlar (kalp gözleriyle müşahede ederek, görerek şahid olanlar) için bir ibret vardır. 13- Mürşid ilmel-yakiyn, aynel-yakiyn ve hakkal-yakiyn olmak üzere 3 yakiyn'in sahibidir. 1- İlmel yakiyn: Kalp gözü ve kalp kulağı açılmadan sahip olunan ilmî yakiyn. "Kellâ lev ta'lemûne ilmel-yakıyn" Tekasür-5 Dikkat edin, eğer yakiyn hasıl ederek (kesin bir ilimle) bilmiş olsaydınız... 2- Ayn'el yakiyn: Kalp gözü açıldıktan sonra, varlıklar âleminin kalp gözüyle görülmesi, (Sidretül münteha'ya kadar gök katlarının görülmesi). "Sümme leteravünneha aynel-yakıyn" Tekasür-7 Sonra onu ayn'el yakîn olarak (kalp gözünüzle) göreceksiniz. 3- Hak'kul yakiyn: Kalp gözü açıldıktan sonra rüyetin (görüşün) hak'ka ait sırları da kapsıyacak bir yakiyn hasıl etmesi, cennet ve cehennemin görülmesi ve nihayet Allah'ın görülmesi. "İnne haza lehüve hakkul-yakıyn" El vakıa-95 Muhakkak ki bu, işte o hakkul yakiyndir. "Ve innehûlehakkul-yakıyn" Hakka-51 Ve muhakkak ki o hakkul-yakiyndir. 14- Mürşid, ihlastan sonra Allah'ın söylediklerini tekrar ederek Tevbei nasuh kapısından geçmiş ve salâh'a ulaşmış kişidir. Önünde ve sağında Allah'ın salâh nuruna sahiptir. Ve Allah onun günahlarını örtmüştür. "Yâ eyyühelleziyne âmenû tûbû ilallahi tevbeten nasûha, asâ rabbüküm en yükeffire anküm seyyiâtiküm ve yüdhıleküm cennâtin tecriy mih tahtihel'enhâru, yevme lâ yuhziyllahünnebiyye velleziyne âmenû ma'ahu, nûrühüm yes'â beyne eydiyhim ve bieymânihim." Tahrim-8 Ey iman sahipleri Allah'a doğru (Allah'ın söylediklerini tekrar ederek) nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah sizin seyyiatinizi (günahlarınızı) örtsün ve sizi altından nehirler akan cennetlere koysun. O gün Peygamberler ve onunla beraber olan iman sahipleri mahzun olmayacaktır. Nurları (Salâh nurları) önlerinde ve sağlarında olacaktır. 15- Mürşid Allah'a davet eden ve Allah'a ulaştıran kişidir. "Ve men ahsenü kavlen mimmen deâ ilallâhi ve amile sâlihan ve kâle innenîy minelmüslimîn." Fussilet-33 Allah'a davet eden ve işledikleri salih ameller olan ve muhakkakki ben (Allah'a) teslim olanlardanım diyen kişiden daha güzel sözlü kim vardır? "Ve cealna minhüm eimmeten yehdune bi emrina" Secde-24 Onlardan imamlar (mürşidler) kıldık.. Emrimizle (insanları) hidayete (Allah'a) ulaştırsınlar diye. 16- Mürşid kötülüğe (seyyiate) iyilikle (salihatla) mukabele eden kişidir. "Ve lâ testevil hasenetü velesseyyieh, idfa' billetî hiye ahsenü fe izellezî beyneke ve beynehû adâvetün keennehû veliyyün hamîm." Fussilet-34 Hasenat ile seyyiat eşit olmaz. Kötülüğü ahsen olanla (en güzel olan bir davranışla) önle. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi muhakkak yakın bir dost olmuştur. 17-Mürşid sabrın ve hazzın-azimin sahibidir. "Ve mâ yülakkâhâ illellezîne saberû, ve mâ yülakkâhâ illâ zû hazzın azıym.” Fussilet-35 Buna (kötülüğü iyilikle önleme hasletine) sadece sabır sahipleri (Nefsindeki bütün afetlerle birlikte sabırsızlık afeti de yok olan ve ruhun sabır hasletine kavuşanlar) ve hazzın-azim sahipleri ulaştırılır. 18- Mürşid Allah tarafından irşad görevine tayin edilen kişidir. (İnsanları hidayete erdirir, sabır sahibidir, Allah'ın ayetlerine yakiyn hasıl etmiştir.) "Ve cealna minhüm eimmeten yehdune bi emrina lemmâ saberû ve kânû bi ayatina yûkinuûn" Secde-24 Ve onlardan imamlar kıldık emrimizle (insanları) hidayete erdirsinler (Allah'a ulaştırsınlar) diye. Sabırlarından dolayı ve ayetlerimize yakiyn hasıl ettikleri için (ilmen yakiyn, ayn'el yakiyn, hakkul-yakiyn). 19- Mürşid, hacet namazı kılarak Allah'tan, kendisini Sırat-ı Mustakiyme (Sırat-ı Mustakiym Allah'a ulaştıracağı için, aslında Allah'a) ulaştıracak olan kişiyi (mürşidini) isteyene, Allah'ın Mürşid olarak rüyasında defalarca gösterdiği kişidir. Yani Mürşidini isteyene Allah kimi gösterirse O mürşiddir. Kişi inananamazsa tekrar, tekrar hacet namazı kılar. Mürid başkasına ulaşmak istese bile, her seferinde ayni kişi gösterilir. 100 defa kılsa 100 defa Allah'ın seçtiği ayni Mürşid gösterilir. Abdülkadir Geylâni Hz. SOHBETLER kitabında bu konuda aşağıdaki hakikatleri sunuyor: Sayfa 275- Siz Allah'ın Kitabın, Resurullah'ın ahlakına ve mürşidlere uymadıkça asla felah bulamaz. Kurtuluşa eremezsiniz. Sayfa 188- Ey nefs ve hevai arzularının tabiatının kulu, sen kendi görüşünde kanaat etmiş, sana hakikatleri öğretip terbiye edecek bir üstad - mürşid edinmemişsin. Sayfa 201- Sadıklara, salihlere iltihak et, onların arasına katıl, eğer kimin salih kimin münafık olduğunu ayırt edemezsen o zaman geceleyin kalk iki rakat namaz kıl. - Yarabbi, bana Sana salih kullarını göster, Sana gelmemde klavuzluk edecek kişileri göster. "İyyake na'büdü ve iyyake nesteiyn." Fatiha-5 Yalnız sana kul oluruz ve yalnız senden istiane isteriz. "İhdinassırâtal mustakıym." Fatiha-6 Bizi Sırat-ı Mustakiym'e ulaştır. Demekki bizi Sıratâl Mustakiyme ulaştırması için Allah'an istiane istiyoruz. İstiane öyle bir yardımdır ki yalnız Allah'tan istenebilir. Hedefi de, Sırat-ı Mustakiyme ulaştıracak olan kişiyi istemektir. İstiane namazla (hacet namazı) ve sabırla istenir. "Veste'ıynu bissabri vessalât ve inneha lekebiyretün illâ alel haşi'ıyne." Bakara-45 Sabırla ve namazla (hacet namazı) istianeyi (sadece Allah'tan) isteyin ve bu zor bir iştir. Ama huşu sahipleri için zor değildir. (Yani huşu sahiplerine hemen gösterilir.) "Vebteguu ileyhil vesilete." Maide-35 "O'na (Allah'a) ulaştırmaya (kim vesile olacaksa o) vesileyi (Allah'tan) isteyiniz" Allahın selamı ve rahmeti üzerinize olsun..Aeo |
| |
| Konu Araçları | |
| |