![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 90
Mesajlar: 2,216
| buyrun izleyin ![]() ![]() Diyorum ki kaç sene önce yazdığım, sır gibi sakladığım günlüklerimi karıştırayım. avusturalyalı bir gazetecinin okula gelip ısrarla istediği ve bir kopyasına ulaştığı bu günlük, tozlarını döküyor. sanırım kalbimdeki yaralar iyileşiyor artık ve ben ve zulüm ve bacılarım. işte sahne. 11 Eylül 2000 ![]() İşte başörtüsü zulmünün perdesi açaıldı bugün. Bakalım kaç perdelik bir oyun bu.. ve bakalım bizler bu oyunun başrol oyuncuları neler yapacağız... ve hepimiz göreceğiz OYUNUN YAZARI KİM herşey inönü dönemini andırıyor,zulüm kokuyor hertaraf. "rabbim bu merhametsiz kalplere bir zerre rahmetinden serp, ne olur yanlız bırakma bizleri" Başımı açmayacağım, başımdaki başörtüsümü mani olacak eğitimime ne saçma,ne ufak bir konu. zaman sürecinden geçen her mekanda yaşanan bu davayı savunma şerefini Rabbim bize, bana da nasip etti, şükür... şuan da bir savaştayım... 13 Eylül 2000 tarihi yazarken ellerim titriyor ve bocalıyorum, nasıl ikibin. nasıl olur diye. bizi bağnazlıkla suçlayan o yenilikçi ve ileri zekalı insanların buları bu tarihti o muazzam beyinleri ile nasıl düşündüğünün sorusunu soruyorum devamlı... bizlere gerici diyorlar, yapmayın allah aşkına dünya sizleri izliyor, hangi hareketinizde çağdaşlık kırıntılarını taşıyorsunuz? islam yobazlık dini diyorsunuz, onun için insanlara hür demokratik bir yaşam sunuyorsunuz değil mi? sizin inançlarınızdaki hürlük bedenen çıplaklıktan ileri gitmiyor. ama ben dinimle ve başörtümle hürüm. sizin hürriyet çizginizi sınırlı beyin kapasiteli moda patronları belirlerken, benim hürriyetimi ALLAH belirliyor. şimdi tekrar düşünün acaba kim hür kim daha ileri görüşlü kim daha yobaz ve kısıtlı...? farkında değildik başımızda ne büyük bir cevher taşıdığımızın. okula gelen polisler bizim başımızı zorla açmak üzere üzerimize çullandıklandığı anda, işte tam o anda anladık başımızdaki cevheri. **** hayllerim vardı, ülkeme insanlığa en önemlisi islama faydalı olmak için çabalayacak ve okuyacaktım. ama bunları yine yapacağım, siz istesenizde istemesenizde.**** şuan derslere girerken iki seçenek sunuyorlar, ya başını açıp derse girecfeksin yada dışarııı...ama ben derslere girmek istiyorum hemde başörtülü olarak... rabbim beni ikileme düşürme, bu vebali kaldıramam. ayaklarımı sabit kıl... 14 Eylül 2000 zulüm aynı. okuldaki kızlar bacılar perişan.hissizleştik birden. Ne olmuştu ? Ne yapmıştık.? ne tarifsiz bir duygu bu, bir sabah uyandığında tüm geleceğini yıkıntılar altında bulmanın acısını nasıl anlatabilirki insan... Daha dün 2 otobüs çevik kuvvet ve robokop polisleri ağarladık ve bundan sonrada sanırım hep böyle olacak. Sanki terör , stler saklanıyor içerde. Nasılda ağrına gidiyor insanın......... nasılda eziliyor içi.....neydik biz?? kimdik Bana ALLAH'ın ayetlerini anlatan hocalarım beni dersten atarken beni ne olarak görüyorlardı acaba. onların gözleri ile görmek isteridm kendimi. Neydi iman, hayır ve şerrin ALLAH'tan geldiğine inanmak nasıl oluyordu? ? ?. Bizler nezaman aklımızı başımıza alacağız..!!! Eylemlerimizi ve joplanarak dayak yememizi televizyonda çekirdek çıtlayarak izleyenlerin "tüh tüh" lerine mi ihtiyacımız varmı acaba bizim. Onların yada bilmesi gerekenlerin şunu bilmesi lazım ki, BU BAŞ BU GÖVDEDEN ÇIKMADIKÇA, BU BAŞÖRTÜSÜ DE BU BAŞTAN ÇIKMAYACAK!!! Yine herzaman olduğu gibi dersten atıldım bu günde. Bu satırları yazarken gözlerimden inen gözyaşlarıma şahit oluyor her harf. Ama çaresizlikten değil acıdan ağlıyorum. Kendi ülkemde bunları yaşadığıma ağlıyorum. Tek bir neden yüzünden bunları reva görmelerine ağlıyorum. ama İSLAM ELBET GALİP OLACAKTIR!!! 15 EEylül 2006 CUMA 5 sendir arkadaşlarla her cuma salavatlaşırız ve bayramımızın iyi geçmesi için dualar eder sohbetler düzenleriz.. Ama şu son iki ayda ne yaptığımızı yada yapacağımızı şaşırdık. Hele bu gün bayramımızı polislerle kutladık. Enteresan bir durum hasıl oldu. Kantine yiyecek almak için önüme bahçenin ortasında iki polis dikildi, ben onlara ne alcağımı, neden alacağımı vede neden acıktığımın hesabını verip kantine indim. dönüşte iki polis tekrar sınıfa kadar bana eşlik ettiler. doğru aslında ben çift kaşarlı tostumun arasında bıçak, silah, bomba diğer elimdeki dumanı üstünde püfür püfür taze demlenmiş tavşan kanı çay görünümlü, pilastik bardak içinde kezzap taşıyor olabilirim. ALLAH'ım sen sabır verr. Ne yapmaya çalışıyorlar. sinirlerim iyice yıprandı. kaç gündür bu duurum hep böyle. özellikle belli başlı bir kaç öğrencinin üzerine düşüyorlar. amaçları yıpratmak değil mi zaten Dayanacağım haksızlık ortaya çıkacak ve ben DAYANACAĞIM... 18 Eylül Hafta başı. okula girdiğimizde okul yetkilileri hiç bir öğrenciyi içeri almayıp anons yaptılar.... Başını açmayan tüm kız öğrenciler spor salonuna toplandı. "açın başınızı, direnmeyin, bizide kendinizide zor durumda bırakmayın. okuyun bir yerlere gelin, sizi kapatanları siz kapatın..." Koca bir birifink veya konferans da denilebilir o kulun en fiyakalı hocası tarafından verildi. .. Anlamadığım nokta şu, liseyi okumak için açacaksın başını, üniversiteyi okumak için açacaksın başını, hadi kazara devlet memuru oldun açacaksın başını. Yani tüm hayat boyu verilen bir taviz. Bu yavizlerin arkası gelmeyecek. Hani ben sağlamdım. Hani ben eğilmeyecektim, bükülmeyecektim.... Vel hasılı kelam 300 başörtülü öğrenciden ikna edemedikleri 25 kişi kaldık. ve üç saat boyunca üzerimize kilitlenen salon kapısı ardından birinin kapıyı açıp bizi evlerimize göndermesi. Çok göze batoyorum okulda. Sürekli gözlem altındayım, evime kadar polislerle gidiyor sabah yine onlarla geliyorum okula derslere giremeyeceğimi bile bile... Ailemmi? .............. Babam evlatlıktan reddetmek üzere gözüne görünemiyorum. Tüm umutlarını bağladığı kızının halini görüp hem üzülüyor hemde başımı açmayışımın, sadece saçmalık olduğu ve işime öyle geldiği, devlete karşı konulamaz fikirlerini savunuyor. çift tarflı cehennem. " babacım, hakkını helal et, inançlarım ve senin sevgin arasında gidip gelmek yaralıyor beni. çatma kaşlarını beni aşşağılama, kötü şeyler değil yaptıklarım.belki rabbim katında git gide yükseliyoruz. BABACIM HAKKINI HELAL ET..." zalimlerr!!! beni inançlarımla, çevremle, ailemle karşı karşıya getiren zalimler. kilitleyin kapıları üzerimize, hangi kilit Rabbin emri sonrasında dayanabilir. ? ? ? HANGİSİİ? !!!!!!!!!!!!!!!!!!! 19 Eylül 2000 BAŞÖRTÜSÜ ZULMUNE DEVAM Aslında başka birşeyde yazmasam olur fakakat yazmalıyım..... Anlatmalıyım neler yaşadığımızı. neler neler yapılıyor yıldırmak için...! derslerden teker teker çıkarılıp saatlerce boş odalara kilitleniyoruz... Bazen başımızda iki psikolok oluyor.işte ozaman yandık....çekilmezz... Amaç beyin yıkamak ama amaçlarına daha bir yaklaşıyorlar sanki. Zaten evde aile baskısında olan kızlar burada da baskıya dayanamıyor. birşeyler yapalım diyoruz. Tamam deniyor. Hadi şu saatte toplanın diyoruz etrafta kimseler yok.. Aslında konuşan adamımız bol da birşeyler yapacak adam yok mevcutta.(nasrettin hocanın fil kıssası gibi) Ama bu dava benim. Tek kalsam da benim... 20 Eylül 2000 Okulda ortam gergin. ilk başta baskı yapıyorlar, bakıyorlar ki biz direnmeye başlıyoruz, ortalık bir anda süt liman... öğrenci velileri siyasi partilerin tek tek kapısnı çalıyor. Bizde 4 kişi bir ekip oluşturduk ve bildiğimiz bütün gazete ve radyolara gittik... ..... sonuç? ..... Sonuç hiç iç açıcı değil. Neden korkuyor bu insanlar !!! YAYINLARDA AHKAM KESEN ADAMLAR KAPILARINA GİTTİĞİMİZDE NİYE BİZİ PROGRAMLARINA KABUL ETMİYOR? ? ? Niye bize canavarmışız gibi bakıyor ve davranıyorlar?!! Yollarda otobüslerde metrolarda heryerde insanların gözleri üzerimizde, her halimiz ve hareketimiz takip ediliyor sanki yaratıklarmışız gibi. Müslüman bir ülkede yaşadığımız şeylere bak, bugün dolmuşta kadının biri durup dururken bana tokat attı. Neye uğradığımı şaşırdım. Sonra başörtümü tutup --işte bu yüzden başımıza gelmeyen kalmadı diye cılgınlar gibi bağırdı. birden kalkıp kadına karşılık vermek istedim ama aklıma sahabe-i kiram geldi ve sustum. Tebessümle kadının elini tuttum ve başörtümü bıraktırdım... dik durmak bazen çok zor geliyor... dik durmak bazen çok zorlaşıyor... devletim beni hor görüyor, insanımda öyle, hepsinin nedeni başımdaki cevher. Ama muvaffak olamayacaklar. Rabbimin emri herşeyin önünde elhamdulillah... düşünüyorumda kadının söylediklerini... başörtüm devlete zarar verecek ne yapmış olabilir ki *DEVLET HAVAALANI AÇTI DA BİZ Mİ YIKTIK? *TRAN YOLLARINI BİZ Mİ PARÇALADIK? *İŞ İKANLARININ ÖNÜNÜ BİZ Mİ KAPATTIK? *İNSANINA RAHAT BİR HAYAT HAZIRLADI DA BAŞÖRTÜSÜ MÜ ENGEL OLDU? BİZ TOPLUMU GERİYE GÖTÜRÜYORMUŞUZ.(oysa gerilerde çoook gerilerde altına üstüne bir post takıp çıplak gezinenler vardı) BİZ NE YAPTIK Kİ? DEMOKRASİNİZ ÇALIŞMIYOR, ADALET SİSTEMİNİZ EKSİK, KURUMLARINIZ İŞLEVSİZ VE BUNLARIN YÜZÜNDEN EL KAPILARINDA DİLENİYORSANIZ BUNDA BAŞÖRTÜSÜNÜN NE SUÇU VAR? Yazık, beyinleri, hayatları herşeyleri kendileri gibi ufacık. Çok yazık bu İNSANCIKLARA... 21 Eylül 2000 Perşembe... ve işte AZGINLAR GÜNÜ... bugün dersimize giren DEMOKRATİK sistemin LAİK ASKERİ , derste bir arkadaşımızın başındaki başörtüyü elleriyle tutup çıkarttı başından., Ne Kadar Çağdaş Bir Davranış... hadi derslerden atıyorsunuz bare bunu yapmayın. "başımızı açarsak kıyamet mi koparmı" mış... evet "başımı açarsam kıyametim kopar, başımda taşıdığım sadece yavan bir başörtüsü değil, kimliğim, müslüman kadının sembolü, Rabbimin emri, hayatım, yaşam tarzım, iffetim, namusum, herşeyim. ve siz bana onu çıkarmamı yani inançlarıma karşı gelmemi yani yok olmamı istiyorsunuz". çağdaş sisteme ters düşüyormuşum!!! madem öyle girelim okulumuza bize çağdaşlığı öğretin, madem öyle normal insanlar gibi neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartışalım. sizin sorununuz ne? nedir istediğiniz? DEVLETİNİZ BÜTÜN KURUMLARI VE MÜFREDATIYLA HALA TEK TİP İNSAN YETİŞTİRMEYİ BECEREMİYORSA, BEYLER DÖNÜPDE KENDİNİZE BAKIN YANLIŞ YOLDASINIZ. rabbim bize kendi hükümlerini savunma fırsatı verdi elhamdulillah. BİZLER ÖRTÜMÜZLE HAYA SEMALARININ YILDIZLARI OLURKEN, ONLARI (!) RAHATSIZ EDİYORUZ. BİZLER SÜMEYYECE KAHRAMANLIKLARIMIZI GÖSTERİRKEN ONLAR HIRSLARINDAN ÇATLIYORLAR. ŞEYTAN VE ONUN KÖLELERİ BUGÜN DE BOŞ DURMUYOR. AMA BACILARIM BİLEREK, İSTEYEREK VE GURURLA ÖRTÜLERİNE BÜRÜNÜYOR VE ÖRTÜSÜNÜN GETİRDİĞİ YÜCELİĞE ERİŞİYOR... 26 Eylül Salı dün yine kapattılar spor salonuna bizi. aşşağı yukarı 100 kişi vardık. sonra öğretmenlerden biri yüksekçe bir yere çıkıp elindeki listeyi okumaya başladı. hepimizin ismini tek tek saymıştı. "şimdi" dedi. " başını açanlar derslere girecek, açmayanlar hakkında gerekli tahkikat yapılacaktır". bir baktım arkadaşların yarısından fazlası başlarını çözleye başladı. hayır diye bağırıyordum. arkadaşlar tutuyordu. "hayır yapmayın "diyordum arkadaşlar tutuyordu. sonra birinden bir tokat yediğimi hatırlıyorum, biraz sakinlemiştim. salonda duvarın dibine bağdaş kurup başımı ellerimin arasına aldım. hiç birşey düşünemiyordum adeta beynim uyuşmuştu. sadece "NEDEN" diyebiliyordum. nedennnnn ? 3-4 gündür değil yemek su bile içmemiştim. halsiz ve bitkin bir durumdaydım. bunu bildikleri için arkadaşlarım yanımdan ayrılmıyorlardı. başımı duvara dayayıp saatlerce ağladım. neden sonra arkadaşın esra tubaa diye bağardı.. kendine gel, soğuktan mosmor olmuştum.. ayağa kaldırdılar.içeride 15 kişi anca vardı. gözlerim dolu dolu esraya baktım, -"gittiler değil mi" dedim. - "mücaleleri sona erdi dedi" dışarı çıkmalıyım dedim. esra da ağlıyordu "kapı kilitli" dedi. kızlardan biri dayanamayıp bağıra bağıra kapıyı yumruklamaya başladı ama dışardan tık yoktu. yeterrrrr!!! diye olduğum yere yığıp kaldım. baygın değildim ama hareket de edemiyordum. sanki tüm hücrelerime uyuşturucu enjekte edilmişti teker teker. esra başımı kucağına aldı ve avazı çıktı kadar haykırıyordu, "sehbalarında sarıkla sallandığımız sabahlara sorun biziiiiii, suçumuz adımızda saklıdır".... her biri ona eşlik etmeye başladı, birden inanılmaz bir güçle doğruldum ve onlarla el ele tutuşarak söylemeye başladım. "ölüme değil, ölümden değil gardaş, biz dili bağlı gitmeye yanarız. savrulsun sarığımız erzurumdan, rizeye maraştan, konya ya umudun dili olsun... daha marşımız bitmemişti ki birden kapının açıldığını duyduk, hepimiz kapıya yöneldik, kapıyı açanı görememiştik, dışarı baktığımızda okul çoktan dağalmış kimsecikler kalmamıştı ortada... iki arkadaşım beni evime kadar bıraktı... ve günün sonu... nasıl güzel bir hikaye değil mi, tıpkı batan bir güneşi veya kayan bir yıldızı izlemek gibi...ya sonra ne oldu dersiniz, sonrası hiç merak edilmez zaten... kurtulacağız... 23 Ekim Salı (yarın miraç kandili) yazı yazmamanın belkide ayını doldurmaktayım. hergün aynı şeyler. onlarca tutanak, imzalar, ikna odaları... artık arkadaşlarım anlamsız baktığımı söylüyorlar..."neyi anlıyorum ki?" bugün çay almak için kantine gittim, okul binasına geri döndüğümde okul müdürünü karşımda buldum. Tuba diye seslendi ardımdan. (artık herkesce ismen tanınıyorum, ne şeref) döndüm ve sesin geldiği yöne baktım. -okulda çay içmek yasak biliyorsun değil mi? diye sordu. hasbinallahhhhh.!!!! bu kanun da ne zaman çıktı... çayda irticayı mı temsil ediyor artık... - yok hocam, dedim. ben çayı eve götürmek için almıştım.. -dalga geçme benimle, dedi. - hayır, dedim. dalga geçmiyorum ve çayı camdan aşşağı fırlattım. ellerimi kaldırarak. -bakınız artık çayım yok sınıfıma gidiyorum, dedim. ben gittim arkamdan geldi ve sınıfta ben dahil 6 başörtülü arkadaşı odasına götürdü. disiplin cezası aldık... - yahu hocam dedim. ben anlamadım, çayı içmeye teşebbüs eden ben cezayı alan arkadaşlarım. Bir acayiplik var, Acaba onlar mı demledi kantinde çayı da ben bilmiyorum , dedim. Karşımda kaşları altında sinirden titreyerek bakan ikiçift göz vardıı. - hııııı. dedim. sanırım benim susmam lazım... çezamızı aldık rahatladık... epeydir ziyaret etmiyorduk kendilerini. nazaketsiz insan, bari odasında bir çay ikram eder diğil mi? yok, oda yok... nedenini bilmiyorum o gün bu gündür çaya olan düşkünlüüğüm daha bir arttı... ( gülermisin ağlarmısın) sabırrrr,sabırrr, SABIRRRRR.... [/size][/sub][/b] ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() alıntı |
| |
| | #2 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,076
| Bu gunlugu daha oncede okumustum.. Tesekkurler.... |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| allah razı olsun kardeşim güzel paylaşımın için teşekkürler |
| |
| | #4 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,261
| "Müslüman bir ülkede yaşadığımız şeylere bak" .Bazı kişilerin yaralarını deştin |
| |
| Konu Araçları | |
| |