![]() |
| | #1 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 29
| İnsan yaptığı bütün ahval ,etvar ve ef-allerini imtihan sırrınca ya nefis ve hevanın yada vicdan ve kalbin telkinatı ile yapar..Nefis, şeytan hesabına insanının hissiyatlarını azalarını emri ilahi ve hikmeti nebevi lehine istimal etmeye çalıştırırken.Vicdan, akıl ve kalp ise ilahi ve nebevi emirlere göre müspet bir hareket tarzı takınır.birisinin neticesi hevasatı nefsaniye ye, birisinin neticesi ise rızayı ilahi bakar, rızayı ilahiye bakanın neticesi cennette ,hevesatı nefsaniye ye bakanın neticesi gazabı ilahiye sebebiyetten cehenneme müstehak bir hal alır.bu ikilem kıyaslar her şeyde görünür,bu zıtlar cevelanındaki ikilemler bazen şerde hayrı, hayırda şerri netice verebildiği gibi çoğunluklada şerde şerri ,hayırda hayrı netice verebilir.Bu ikilemlerden biriside insanın inancına dair Allahın bir emrini yerine getirmede gösterdiği ikilemler ve tezatlardır..insanın kendisine tevdi edilen emirler ve yasaklar noktasında tam bir sadakat ve teslimiyet tevekkül gösterememesidir.bu emri yapma gayretini nefis ve şeytanın müdahelesi ile sekte uğratma yada yarım yamalak yapma zafiyetine düşebilmektedir. Mesela Allaha inanma noktasında küfrü mutlak ve küfrü meşkuk arasında kalmış bir insanın şaşkın halini Bediüzzaman hazretleri şöyle temsil etmektedir. Devekuşuna demişler, "Kanatların var, uç." O da kanatlarını kısıp "Ben deveyim" demiş, uçmamış, "Madem deveyim diyorsun, yük götür." O zaman kanatlarını açıvermiş, "Ben kuşum" demiş, yükün zahmetinden kurtulmuş,aynen bu temsildeki devekuşu gibi şaşkınlık ve hayretler içinde teslimiyetten tevekkülden yoksun olan insanlar zaifiyeti imanında tesiriyle her şeyde bazen devekuşu ikilemi yaşamaktadırlar,nefis ve şeytanın ,ilahi ve nebevi emirlerin arasında mütehayyir içinde kalmışlardır,belli bir tarafa tam bir sadakatle metanetle emirle tutunup,bağlanamıyorlar,İlahi emirleri tam yerine getiremiyorlar ya eksiltiyorlar yada hiç yapmıyorlar,hem nefis ve şeytanı hem de Allah’ı memnun etmeye çalışıyorlar.kah deve kah kuş olup.devekuşu sendromuyla,Allahın emir ve yasaklar içinde bocalıyorlar. Mesela Kur-an merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emrederek-tâ hevesât-ı rezilenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler gerçeğine , şehvet haramilerinin yırtıcı pençelerinden taciz ve tecavüzlerinden tasallutlarından kurtarmak için farz kıldığı tesettüre hakikik manada kadının özen ve dikkati göstermemesi bir ikilemdir.bir taraftan suretperestliği telkin eden her şeyde yüzü ön plana çıkararak yüzü putlaştırma gayreti içindeki yazılı ve görsel medyanın tasallutu,bir yandan sefih medeniyetin sadece kadını güzelliği ve cazibedarlığı ile ölçüp kıymet veren zihniyetinin telkinleri ,bir yandan kadını sıcacık yuvalarından çıkarıp suni bir eşitlik yarışında erkeklerle aynı ortamlarda çalışmasını teşvik ederek kadının bu etkileşim yüzünden haya perdelerini yırtan ulema-i sui tabir edilen alimler,ve sistemin gizli şebekelerinin teşvikleri,bir yandan islami modalar icat edip kadınları ilahi emirlere göre değil modaya göre giydiren hacı tüccarların ve kapitalist Müslüman zihniyetlilerin çabaları ,bir yandan Müslüman erkeklerin eşlerini islamın emrettiği gibi değil de cazibedar modanın istediği gibi giymelerine ses çıkarmamaların gafleti ve hakikiki manada imanın ve islamın kalplerde yeşermemesi vb gibi muzır sebeplerden dolayı öteki İmani ve Kur-ani emirlerde de olduğu gibi örtü meselesinde de kadın ikilem yaşamaktadır.bu muzır fena akımlar kadının fıtrat ve inancında büyük tahripler yapmakta.kıymetli cevheri olan haya iffet ve edep gibi cevherlerini kömüre kalb ettirmektedir. Allahın emri olduğu için örtündüğünü söyleyen kadınlara baktığımızda giyim ve tavirlarının davranışlarının Kuranın tesettür emrine uymadığını ,veya çeliştiğini görüyoruz çünkü ayetteki Ey Peygamber! Hanımlarına ve kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üstlerine alsınlar. Bu onların tanınmamaları ve incinmemeleri için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır. esirgeyendir. emriyle çelişerek başörtüler rengerenk bir şekle büründürülerek dikkat çekme moduna sokulması, tesettürün bir parçası olan boy ,pos endam gibi zinetler pardesolar atılarak ortaya çıkarılması,tesettürün bir nevi olan zinetlerinden sayılan ve güzelliği setr eden ve erkeklerin dikkati celp etmesini engelleyen güzelliğin perdesi olan peçeler indirilerek suretlerin güzelliği erkeklerin beğenisine sunulması.Tesettürün maksadı olan erkeklerin iştihasını ve dikkatini çekecek olan bütün zinetlerin örtülmesi ve setr edilmesi amacı unutulup onun yerine tesettürle erkeklerin iştihasını açacak onları harama sevk edecek bir şekle sokulması. Yine Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.ayetinin Emriyle çelişerek okuyan, çalışan kızlar ve kadınlar ,başörtülerini yakalarının üzerine bırak salmayı sanki utanç giysisiymiş gibi küçültülerek sıkmabaş, topbaş, nüklerbaş ve uzaybaş gibi acayip garayip bir şekle sokulması,.giyimlerinin üstü islamı altı batının sefih medeniyetinin temsilciliğini yapması. Zinetler ortaya dökülerek, gösterilmesi haram olanlardan başka her kese gösterilip ve teşhir edildiği cazibedar tesüttürlülüler olunması. Yine Vakarla evlerinizde oturun cahiliye kadınları gibi açılıp saçılarak ( teberüc)yürüyüşü yapmayınız. Yani yarım yamalak bir örtüyle sokaklarda orda burada gezmeyiniz. Ayetiyle çelişerek okullarda sokaklarda tesettüre dikkat etmeyip de bütün güzellik ve süs¬ püsle¬riyle kendini yabancı gözlere vaz’ ve teşhir ettirilmesi.. Çapkın yü¬rü¬yüşle na¬zar-ı dikkati cel¬bedilmesi. edeb-i vakar ile yü¬rümek yerine lakayt ve cazibedar bir yürüyüş takınılması. Süs ve eylemleriyle kendilerinden yararlanma hakkı olmayanların dikkatini ve ilgilerini çekmeleri.Kuran ve sünnete göre değil erkeklerin beğenisine göre tesettüre şekil verilmesi. Tesettür tesettür olmaktan çıkarılması, ,bu haliyle artık ortada tesettür değil sadece aksesuar hükmüne geçmiş bir baş örtüsü kalınması ,tesettürden soyutlanmış tesettürsüz türbanlılar ortaya çıkması,aslında giyimiyle inancını yalanlayan,hareketleri ile inancıyla alay eden,türbanı ile streç giyimiyle ,yarım çıplak giyimiyle ,elbiselerin dışarısına taşırdığı vücudun en mahrem bölgelerini gözlere vaaz ettirip teşhir ile pazarlayan, üç buçuk türbanlı,giyinik çıplak tesettürlüler olarak anılmaya başlanılması gösteriyor ki trajik o kadar da komik tesettür ve türban ikilemi ile,dini değerlerle ,batının değerleri, ahlaksız modanın değerleri ile ve kuranın ilahi emirleri arasında ,hakperstlik ile nefisperestlik ve çıplaklık ile örtü arasında sıkışıp kalan tesettürsüz türbanlıların devekuşu misali gibi kah deve kah kuş arasında kişilik sendromu yaşamaları kaçınılmazdır.bu kişilik bunalımlarından kurtulup insanlara maskara ,gazabı ilahiyeye müstehak olmamanın ve dini değerlerini ayaklar altına attırmamanın tek yolu ya ahlaksızlığı iffetsizliği kabullenerek tesettürden kendini tam soyutlamak yada tesettür emrine tam imtisal ederek inancıyla çelişmemektir.yoksa küfru mutlak ile küfrü meşkuk ortasında giden insanın küfrü meşkuktan küfrü mutlağa düşme tehlikesi gibi her günahta küfre giden bir yol olması tehlikesi içerisine girerek yada deve kuşunun kafasını kuma sokup avcı beni görmesin ahmaklığını takınması gibi kafasını günah kumuna sokarak ecel beni görmesin ahmaklığının cezasını Peygamber efendimizin bir hadisinde ihbar edip şiddetle tehdit ettiği giyinik çıplaklar sınıfına dahil olarak cennetin 500 bin senelik mesafedeki kokusundan bile mahrum olma tehlikesi ile baş başa kalacaklar.M.ŞAMİL |
| |
| | #2 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| Yazıda katılmadığım yerler olmakla birlikte katıldığım bölümler daha fazla. Teşekkürler paylaşım için. |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 29
| Katılmadığınız yerleri beyan buyurun da sizin bu beyanınızla insanlar ikilemde kalmasınlar. |
| |
| | #4 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| Alıntı:
Tekrar ediyorum ben tasvip etmiyorum bu durumu, hatta zamanında çok kınamışımdır ama kınamak hiç çözüm değil. Yani yapacağımız tek şey kınamak, eleştirmek değil, güzellikle doğruyu anlatmak ve dua etmektir. Şimdi bazı kızkardeşlerimiz "onların yüzünden bizi kötü gösteriyorlar, kapalılar işte böyle, işte şöyle diyorlar" falan diyecekler. Ben de onlara diyeceğim ki, karşınızdaki insan pireye kızıp yorganı yakıyorsa zaten at gözlüklüdür yani ne yaparsanız yapın onlara yaranamazsınız. Sizde daima eleştirilecek bir şeyler bulurlar. Zîra bundan 10-15 yıl önce de (islami moda denilen şey henüz yaygınlaşmadan önce) "çarşaflı kadınlar çarşaflarının altına oradan buradan çaldıkları şeyleri saklıyorlar onların öyle masum göründüğüne bakmayın" diyenler de o tür insanlardı. Hasıl-ı kelam zaten yeterince düşmanımız varken bir de birbirimize köstek olmayalım, kardeşlerimizi hatalarından dolayı dışlamak yerine onlara yardımcı olalım. Yoksa kaybeden yine biz oluruz. Düzenleyen: Dilbeste , 15-02-2008 - 22:51. | |
| |
| | #5 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,207
| Devekuşuna demişler, "Kanatların var, uç." O da kanatlarını kısıp "Ben deveyim" demiş, uçmamış, "Madem deveyim diyorsun, yük götür." O zaman kanatlarını açıvermiş, "Ben kuşum" demiş, yükün zahmetinden kurtulmuş, sanki etraf bunlarla dolu gibi geliyor bana..... |
| |
| | #6 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ben dilbesteye kesinlikle katılıyorum çoğumuz geçirdik böyle devreler başımı ilk kapadığımda bana ya düzgün tesettür yap yada başını aç deselerdi o günkü mantığımla ne yapardım bilemiyorum şimdiki gençlerde zamanla durumu daha iyi kavrayıp daha güzel tesettüre girecekler ben eminim |
| |
| | #7 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,224
| Alıntı:
![]() ![]() | |
| |
| Konu Araçları | |
| |