![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 103
| Akla ziyan türban gerekçeleri!Başörtüsü yasağını savunanlar dünkü ve bugünkü davranışları ve sözleriyle çelişkiye düştüler. Türban yasağını savunanların bahaneleri bu kadar da olmaz dedirtti.10 Şubat 2008 13:20Emine Dolmacı - Murat Tokay'ın haberi Başörtüsü yasağının çözümünde son noktaya gelindi. Artık iş, çıkacak Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmasına kaldı. Yapılan bu değişiklikle, üniversitelerde yıllardır; ama son 10 yılda şiddetli bir şekilde süren yasak sona eriyor. Süreçte, AK Parti ile MHP bir araya geldi ve hazırladıkları Anayasa değişikliğini Meclis’e getirme kararlılığını gösterdi. Asıl tartışma burada başladı, çözümden yana olanlarla yasağın sürmesini isteyenler arasındaki tartışmaların dozu gittikçe arttı. Hatta, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal fetvalar verdi, milletvekilleri ve akademisyenlerden de mizah ustalarını aratmayacak öneriler geldi. Ancak burada dikkati çeken nokta, başörtüsü yasağını savunanların dünkü ve bugünkü davranışları ve sözleri arasındaki çelişkilerdi. Söz gelimi, dün siyaset yoluyla çözülsün diyenler, bugün siyasî çözümü kabul etmiyordu. Dün mutabakat sağlansın deniyordu, bugün Meclis’te mutabakat sağlanınca buna karşı çıktılar. Meselenin çözümünü, Cumhuriyet’in ve devletin var oluş şartları ile ilintilendirecek kadar önemli bir yere koyuyorlar; ancak diğer taraftan da ‘ekonomi, işsizlik ve daha önemli sorunlar varken neden bu konuyu tartışıyoruz’ diyorlar. Hem ‘siyasî partiler olayı çözmeyerek istismar meselesi haline getiriyor’ diyorlar, çözmeye kalkıştığı zaman da ‘oy devşirmek için yapıyor’ diye yaklaşıyorlar. Yani kimse hak ve özgürlükleri savunma noktasında sonuna kadar gidem iyor ya da tutarlı olamıyor. Özgürlüklere ‘evet’ deniyor; ancak hemen arkasına da bir ‘ama’ ekleniyor. Biz de özgürlükler konusunda samimi olmayanların, yani yasakçıların ‘bahanelerini’ sizin için derledik, ortaya nasıl bir şey çıktı dersiniz?.. Biz onları kimi zaman üniversiteye giremeyip kapı önünde gözyaşı dökerken, kimi zaman taşıdıkları pankartlarla yasağı protesto ederken, kimi zaman da el ele tutuşup yasağa karşı zincir oluştururken gördük. Başörtüsü yasağı üniversitelerin, bilim camiasının, öğrencilerin, düşünen, bugüne ve geleceğe ilişkin fikir üreten insanların sorunu oldu. Gazete haberleri, televizyon programları, kamuoyu anketlerinin sayfaları başörtülü kızlarla ilgili haberler, yazılar, fotoğraflar ve görüntülerle doldu taştı. Şimdi, yıllardır kafa yorduğumuz başörtüsü sorunu çözülüyor. AK Parti ve MHP, biraraya gelerek bir Anayasa değişikliği hazırladı ve bunu da Meclis’in onayına sundu. Oylamalardan sonra Cumhurbaşkanı’nın onayı ile sürecin sonuna gelinmiş ve konu gündemimizden düşmüş olacak. Anayasa ve yasalarda yapılan yeni düzenlemedeki değişiklikler ya da kazanılan haklar, herkesi mutlu etmeyebilirdi. Nihayetinde öyle de oldu. Kimileri buna, ‘yeterli olmadığı’ gerekçesiyle karşı çıktı, kimileri kendisi gibi düşünenlere çağrıda bulunarak Anıtkabir’de toplandı, kimileri de topladığı imzalarla değişikliğe destek verdi. En renkli görüntüler ise Anayasa değişikliği yapılırken Meclis’te yaşandı. Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç, çözüm olarak Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın eşlerinin başörtüsünü çıkarıp, “Vallahi de billahi de bu İslam dininin bir gereği değildir. Biz bunları çıkaralım. Siz de çıkarın, bu memlekette bu mesele hallolsun.” demelerini önerdi. Kadının saçının erkekte şehvet uyandırdığı kabulünü hatırlatan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de buna başka bir çözüm buldu: “Suçlu olan kadınlar değil ki, erkeklerin gözünü bağlayalım. Parti grubunda yaptığı konuşmada milletvekillerinden geri kalmayan CHP Genel Başkanı ise fıkıh hocalarına taş çıkartacak bir mahiyette, “İbadetin şartları arasında bile tesettür yok. Bugün, İslamiyet’teki örtü yorumlarının en radikali gerçekleştiriliyor.” ifadesini kullandı. Bu süreçte herkes kendi görüşünü dile getirdi ve tartıştı. Ama bir kesim de var ki, geçmişte sorunun ortaya koydukları çeşitli yöntemlerle çözüleceğini dile getiren akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum önderleri, bugün kendilerinin işaret ettikleri noktaya gelinmesine rağmen yapılan değişikliklere karşı çıkıyor. Örneğin, dün Meclis’te çözülsün, mutabakat sağlansın veya yasa çıksın diyenler de, konuya laiklik veya özgürlükler noktasında karşı çıkanlar da, başörtüsünün bu kadar büyük sorun olmadığını, abartıldığını söyleyenler de kendisiyle çelişiyor. Bu isimler, kendi düşüncelerine uyan noktalarda, hak ve özgürlüklere ‘evet’ derken karşı çıktıkları noktalarda ‘hayır’ diyor, yapılacak düzenlemelerin arkasına bir ‘ama’ eklemekten öteye gidemiyorlar. |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 103
| siz baya imf konusunda içinizi dökmüşsünüz ama açtığım konunu başlığında da olduğu gibi baş örtüsü yasağı için öne sürülen garip gerekçeleri paylaştım amacım parti karşılaştırması değil... |
| |
| | #3 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 85
| 1 avuç insan ortalığı karıştırmaya yetiyor ya. |
| |
| Konu Araçları | |
| |