![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,162
| Tercih Gitsek diyorum... Bu kalabalıklardan, gürültülerden çekip gitsek... Yüzüstü bıraksak herşeyi... Anlamını yitiren herşeyi elimizin tersiyle itsek... Asık suratlar, terli gömlekler, yapmacık tebessümler, özel hayatlar ve aptal kutuları... Bıkkınlık verdi hepsi. Yaşamaya değer kavramlarımızı yitirdik birer birer... Uğruna yaşanılacak neyimiz kaldı ki? Çocuklarımızı, kızlarımızı çekip aldılar ellerimizden... Örtülerimizle birlikte fikirlerimizi de çıkardılar kafalarımızdan... Kalblerimizden sevgimizi, samimiyetimizi çaldırdık, beynimizden mücadeleyi... Avuçlarımız arasından kayıp giderken umutlarımız, ses çıkarmadık hiçbirşeye. “Sonra: dedik, biz baş olunca, onlar ayak... göreceğiz günleri ve yaşayacağız özgürce!” “Taviz” kelimesi hep üzdü bizi. “Allah” için dedik, “kalblerimizi bilemezsiniz” dedik... Ölü saçlar üzerinde gezinirken ellerimiz; çantamızdaki örtünün hasretiyle yandık. Bir gün bitecek diye katlandık herşeye... Ama o sonralar, son günler gelmeden biz tükendik, biz bittik. Neyimiz kalmıştı elimizde harcayacağımız... Kaç sözcüğümüz kalmıştı korkmadan söyleyebileceğimiz? Oysa kaç gecemiz bölünmüştü kabuslarla... “Bunun hesabını veremeyecekler” demekle yetindik hep. “Büyük günde kazanan biz olacağız” Olmadı işte. Yarı yolda kalakaldık. Ellerimizden tutup bizi meydanlardan çekenler, (kavgayla değil uzlaşmayla çözeceğiz sorunları) diyenler, unutuverdiler birden bizi. Meydanlarla birlikte, yüreklerimiz de boşalmıştı. Artık ne sloganlarla bütünleşebiliyor ne de bizi geri saflara çekenlere gidebiliyorduk. Kalmıştık işte ortada. Çantalarımızdan birer birer düşürmüştük kimliklerimizi... “Ben kimim?” diye sorduğumuzda, kimse duymasa bile kendimize verecek cevabımız kalmamıştı... Biz kimdik? Ne konumda idik? Nereden gelip, nereye gidiyorduk? Cevapsız kaldı bütün sorularımız. Anlamını yitirmişti tüm kelimeler. Pankartlara yazılan sloganları bile anlamıyorduk artık. Anlamsızlıklar içinde; boşuna bir uğraşla yaptıklarımıza bir anlam yüklemeye çalışıyorduk... Büyük efendilerden fetvalar alıyor, asrın alimlerine mektuplar yazıyorduk. Fakat fayda etmedi hiçbirşey. En güvendiğimiz fetvalar bile içimizdeki bir yerlerin eksikliklerini gidermeye yetmedi. Her saniye kalbimizi kemirip duran o minik tırtıla söz geçiremedik. Geceleri yine örtülerimize sarılıp yattık. Çoklarımız alışıp, yeniden uzatmasa da ellerini çantalarına, biz tüm yürek sızımıza rağmen, utanarak da olsa tatillerde ve ailemizin yanında hep başımızın üzerinde gezdirdik onu. Çünkü o bizim baştâcımız, o bizim kimliğimiz, o bizim onurumuzdu. O başımızda olunca, büyük bir ferahlama sarıyordu yüreklerimizi. Hem Rabbimize olan mahcubiyetimiz azalıyor, hem her an ruhumuzu sıkıp duran o “acabalar”la dolu hayattan kurtuluyorduk. Fakülte koridorlarından köşe kapmaca oynar gibi, saklanarak geçmekten bıkmıştık. Sınıfa herkesten önce gelip en arka sıraya oturmak, dikkat çekmeyeyim diye soru bile soramamak... Ne için katlanıyorduk bunca acıya? Bu, daha ne kadar devam edecekti? Okul bittiyse de sorun bitmiş miydi? Akıtılan gözyaşları, yürek sızıları dindi mi? Herşey yoluna girmiş gibi görünse de, benim kalbim artık daha fazlasına dayanamıyor. Mini mini öğrencilerimin cıvıltılarını bir daha duyamayacak olsam da, artık hiçkimse elinde papatyalarla “öğretmenim” diye boynuma sarılmasa da, çektiğim onca emek (görünürde) boşa gidecek olsa da, dayanamıyorum artık. Örtüm ve herşey! Örtüm ve tüm dünya! Tercihimi yapıyorum; “Medeniyetinizden istifa ediyorum!” Düzenleyen: DiVeR_EsRa , 23-08-2008 - 16:04. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| şurası sanki beni dile getirdi.... O başımızda olunca, büyük bir ferahlama sarıyordu yüreklerimizi. Hem Rabbimize olan mahcubiyetimiz azalıyor, hem her an ruhumuzu sıkıp duran o “acabalar”la dolu hayattan kurtuluyorduk. Fakülte koridorlarından köşe kapmaca oynar gibi, saklanarak geçmekten bıkmıştık. Sınıfa herkesten önce gelip en arka sıraya oturmak, dikkat çekmeyeyim diye soru bile soramamak... Ne için katlanıyorduk bunca acıya? Bu, daha ne kadar devam edecekti? Okul bittiyse de sorun bitmiş miydi? Akıtılan gözyaşları, yürek sızıları dindi mi? çok güzeldi.... yaa... sağolasın esracım |
| |
| | #3 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2008 Yaş: 20
Mesajlar: 36
| Medeniyet açmaksa bedeni, desene hayvanlar bizden daha medeni.. diyor milli şairimiz.. O bizim gururumuz, o bizim namusumuz, o bizim şerefimiz.. Ona kalkan elleri başka alemlerde göreceğim.. |
| |
| | #4 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,162
| |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
| |
| |
| | #6 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,162
| |
| |
| | #7 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,440
| O başımızda olunca, büyük bir ferahlama sarıyordu yüreklerimizi. Hem Rabbimize olan mahcubiyetimiz azalıyor, hem her an ruhumuzu sıkıp duran o “acabalar”la dolu hayattan kurtuluyorduk. Fakülte koridorlarından köşe kapmaca oynar gibi, saklanarak geçmekten bıkmıştık. Sınıfa herkesten önce gelip en arka sıraya oturmak, dikkat çekmeyeyim diye soru bile soramamak... Ne için katlanıyorduk bunca acıya? Bu, daha ne kadar devam edecekti? Okul bittiyse de sorun bitmiş miydi? Akıtılan gözyaşları, yürek sızıları dindi mi? inşAllah dinicek Rabbimin huzurunda... Diverim harika bi paylaşımdı bu yazı hak eder başka fikirleri değil anladın sen beni dimi.. |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,907
| sizin bu yorumlarınız çok AKILLICA heralde daha medeniyet nedir bilmeyen insanlar medeniyetten bahsediyor ya çok gülüyorum gerçekten... |
| |
| | #9 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,162
| ben insanları sınıflandırır hak edene hakettiği gibi muamele ederim..siz nasıl anlarsanız anlayın.. Alıntı:
| |
| |
| | #10 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 1,071
| Emeğine sağlık esra'cım çok güzel ve manalı bir yazı ![]() |
| |
| Konu Araçları | |
| |